‘Yetmez Ama Evet’çiler şimdi nereden nereye!

omersahinabant

Hafasonu gerçekleştirilern Abant Platformu’nda demokrasiden Kürt sorununa dek birçok konu konuşuldu. Peki hangi isim ne konuda fikir beyan etti. Meydan Gazetesi Ankara Temsilcisi Ömer Şahin haftasonu Abant’ta olup biteni yazdı.

İşte Şahin’in yazısı:

Abant Platformu 18 yılda 34’üncü toplantısını yaptı.

Geride kalan 33 toplantının istatistiği şöyle: 3 bini aşkın katılımcı, 477 saat tartışmış ve 406 öneride bulunmuş.

Katılımcıların yüzde 52’si (1612 kişi) akademisyen, 651’i gazeteci, 496’sı aktivist ve yüzde 11’e tekabül eden 341 kişi politikacı ile kamu görevlisinden oluşuyor.

18 yıldır, bu kadar sürede neler konuşulmuş diye baktığımızda karşımıza şu çıkıyor:

Demokrasi, laiklik, din-devlet ilişkileri, Alevilik, Kürt sorunu, eğitim, AB…

En fazla konuşulan başlık “yeni anayasa” olmuş. Tam 3 toplantının ise ana gündemi. O toplantı sonuçlarında Türkiye için demokratikleşmeye, dolayısıyla yeni bir anayasanın elzem olduğuna vurgu yapılmış.

Abant toplantılarının daimi, çekirdek kadrosunu oluşturan ‘özgürlükçü, çoğulcu’ isimler her zaman yeni bir anayasadan yana olmuştur. Bunun hilafına bir görüş bildiren olduğunu zannetmiyorum.

Dün sona eren toplantıda ise tam tersi bir hava vardı. “Yetmez ama evet”çi bilinen kadrolar, “bu şartlarda yeni bir anayasanın yapılamayacağı” noktasına gelmişti.

‘Bu şartlar’dan kastedilen, iktidarın otoriterleşmesi, ‘tek adam’lığa doğru gidiş.

Yıllarını ‘sivil, özgürlükçü anayasa’ya adamış isimler, şu günlerde startı verilmiş anayasa çalışmasına oldukça mesafeliydi.

Anayasa girişimi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘başkanlık’ hayalini hayata geçirmek için yapılan çalışmadan ibaret görülüyordu.

Eskiden hep ‘vesayet’ eleştirilirken, dün biten toplantıda kaygı sözcüğü, ‘çoğunlukçu otoriter yönetim’de odaklanmıştı.

Anayasanın yapılamayacağını savunanların başında AK Parti’nin 2007 yılında ‘sivil anayasa’ yazma görevi verdiği Prof. Dr. Ergun Özbudun, yine bu ‘misyon’ ile AK Parti’ye katılan eski Bakan Ertuğrul Günay ve Nazlı Ilıcak geliyordu.

Ergun Hoca, muhalefetin ‘Uzlaşma Komisyonu’na katılmasını da yanlış buluyordu.

“Nereden nereye” değil mi? Değişen kim? Özbudun Hoca ya da Ertuğrul Günay mı? Yoksa AK Parti mi? Bana AK Parti gibi geliyor. Özbudun ve Günay önceden de parlamenter sistemi savunuyordu.

AK Parti’nin programında başkanlık sistemi olmadığını da hatırlatalım.

Abant Toplantısı’na katılan HDP Van Milletvekili Adem Geveri “PKK terör örgütü değidir” derken şunu da söyledi: “PKK’lı ve Apocu değilim. AKP’lilerle daha çok mesaim oldu.”

En sert tepkiyi Mümtazer Türköne gösterdi. PKK’nın eli silahlı bir terör örgütü olduğunu defalarca vurguladı. Ertuğrul Günay ise PKK’dan HDP’nin de rahatsız olduğunu söyledi.

Abant Platformu toplantısı Bolu merkeze yakın Gazelle Resort isimli bir otelde yapıldı. Mekan Bolu, konjonktür hassas olunca, her an bir polis ya da jandarma gelebileceği esprisi gırla gitti.

Öyle ki toplantı ‘huzur içinde’ gerçekleştiği için oturum başkanı İştar Gözaydın Bolu Valisi’ne teşekkür etti. Bu sırada salondan “Vali merkeze alınır” esprisi yapıldı.

HDP’li Geveri ne kadar ideolojik yaklaştıysa, Hüda Kaya o kadar vicdani yaklaştı konulara.

Perihan Mağden ve Mıgırdiç Margosyan toplantının neşe kaynağıydılar.

Margosyan, “Bir gavurluk yapayım” diyerek tartışmalara katılıyordu.

Ertuğrul Günay, Mümtazer Türköne, Nazlı Ilıcak, Binnaz Toprak ne kadar katılımcıysa, Ömer Laçiner ve Ahmet Turan Alkan o denli sessiz kalmayı tercih ettiler.

‘Anayasa’ sözcüğü geçince Ergun Özbudun ve Serap Yazıcı’ya dikkat kesiliniyordu.

Prof. Dr. Baskın Oran’ın “hacıyatmaz gibi” dediği ‘hoşgörü’ kelimesi üzerinde büyük fırtınalar koptu. Ertuğrul Günay kendi eklettiği bu kelimenin çıkarılabileceğini söylese de sonuçta oylama yapıldı ve 17’ye karşı 30 oyla sonuç bildirgesine girdi.

Yüzde yüz uzlaşmanın değil müzakerenin olduğu, herkesin fikrini özgürce dile getirdiği bir toplantıydı. Kaşlarımızı çattıran, yüzümüzü güldüren açıklamalar, öneriler aynı masa etrafında oldu.

‘Abant Ruhu’ devam ediyor…