Bakan Yıldız: Anayasaya mı siteminiz?

taner

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Habertürk TV’de Veyis Ateş’in sorularını yanıtladı. Kulislerde konuluşan MHP’li Tuğrul Türkeş’e bakanlık teklifini götürmeden önce AK Parti’nin temas sağladığı iddialarına yanıt veren Yıldız, “Böyle bir şey söz konusu olmaz, olamaz. Böyle bir kurgu olmaz, olamaz. Siteminiz kime kardeşim? Anayasaya mı, sayın Başbakan’a mı?” dedi.

Yıldız’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;

Normal işlerimize devam ediyoruz. Hayat, hangi görevde bizi götürecekse, kader hangi noktaya kadar götürecekse onu yapacağız. O yüzden son derece rahatız. Dün gece de çalışmalarımıza devam ettik, bugün de devam ediyoruz. 15 dakika öncesine kadar da bu çalışmamız devam eder.

Bizlerin niyetleri, gayretleri hangi yönde olursa olsun, hayatta bazen çok istediğimiz şeylerin yerinde olduğunu düşünürüz. Bazen de hiç olmadığını düşünürüz. Ama kader çizgisinde devam eder. Allah’ın yarattığı ne ise o olacak. Bizler koltuk, masa, sandalyeye geçici olarak bakabiliyorsak, kendimizle alakalı problemi de büyük ölçüde çözmüş oluyoruz. Makamların, bir hizmet gerekçesi olduğunu tüm Ak Parti kadroları ile beraber biliyoruz. Bizler bugün varız yarın yokuz.

7 Haziran seçimlerinin umduğumuzun daha ötesinde bir sonuçla sonuçlandığını söylemem lazım.

Bu Türkiye’nin geleceği, büyümesi, ilerlemesi açısından son derece önemli. Tek başına iktidarın vermiş olduğu avantajları belki de hele hele şu anda dünyadaki dış iklimin bu kadar olumsuz seyrettiği bir ortamda her zamankinden daha güçlü bir iktidara ihtiyacın olduğu bir dönemdeyiz Türkiye’de. Bu açıdan baktığımda tabiki hayıflanmadığım zamanlar olmuyor değil. Ama benim görevi ister kabul ediyor olması halinde CHP’li ister MHP’li veya Ak Parti’den bir arkadaşıma devretmiş olmanın esasını bu değiştirmiyor.

Bakış açımız, hatta eğer herhangi bir destek istiyor olması halinde benim o masada oturmam önemli değil. Hemen yanıbaşındaki sandalyede de kendisine yardımcı olabileceğimiz ne varsa ona da hazır olduğumuzu ülkemiz adına bu vesileyle bir kez daha belirtmek istiyorum.

Bu süreç çok yoğun bir şekilde devam ettirildi. Hem CHP ile hem MHP ile. Hatta MHp koalisyon çalışmalarında komisyonda bulunduğum için de biliyorum, gerçekten samimiyane böyle yapıyormuş gibi yapmadan, mış, miş’ler olmadan, biz bu koalisyonu nasıl gerçekleştiririz üzerine bütün bu çalışmalar yürütüldü.
CHP ile oluyor olması halinde CHP ile yine ülke adına, MHp ile oluyor olması halinde MHP ile koalisyon yapabileceğimize ben düşündüm açıkçası.

Ama koalisyonların her partiler için ideal çözümler olmadığını hep beraber biliyoruz. Seçim beyannamelerinde, her parti liderinin kendi beyanatlarında, kendi partisinin tek başına iktidar olacağı ile alakalı bir yapı vardır. Hele hele Ak Parti’de.

Eğer koalisyon kuracaksınız, mutlaka o idealden biraz uzaklaşmak durumudasınız. Biz CHP’de böyle yaptık. MHP’de de böyle yaptık ama MHP ile yaptığımız görüşmeler açıkçası süre olarak umduğumdan daha kısa sürdü. Belki çok seri ve net cümleler daha çabuk kullanıldı. Ama koalisyonun gerçekleşmesini isteyen bir Ak Parti’li olarak ben CHP ya da MHP hangisi olursa, koalisyonun kurulmasından yanaydım.

MHP koalisyon komisyonunda çalıştığım için; MHP ile koalisyon yapmayı açıkçası isterdim. Onlarla beraber hükümeti kurmayı, hükümette benim veya bir başka arkadaşımın olmasını isterdim. Ülke adına da fayda getireceğini inanıyordum.

Böyle bir şey söz konusu olmaz, olamaz. Böyle bir kurgu olmaz, olamaz. Siteminiz kime kardeşim? Anayasaya mı, sayın Başbakan’a mı?

Anayasa’nın amir hükmü diyor ki, “Siz bunlarla alakalı konuları önce gruba götürürsünüz, kabul etmediği takdirde milletvekillerine götürürsünüz. Siz bize şunu derseniz; ben 80 milletvekiline sahibim ama şu 3 milletvekili ile alakalı tereddüdüm var, belki biz onları parti disiplinine de verme ihtimalimiz var, onları götürmeyin derseniz biz bunu anlarız. Ama teklif götürdüğümüz kişiler kurumsal olarak o partinin milletvekilleri. Ve oradan bir ayrıştırma gayesi üzerine kurulu bir şey değil.