“Asıl müzakere Erdoğan ve Davutoğlu arasında”

Erdogan ve Davutoglu

“AK Parti ile CHP müzakere sürecine girdiklerinden beri birbirine karşı özenli davranıyor. Dün, ikinci kez masaya oturdular. Şimdilik sorun görülmüyor. Görüşmelerin rayında gittiği görüntüsü var.

Öyle görülüyor ki bu hafta 2 görüşme daha yapacaklar. Pazartesi final görüşmesi ile heyet işini tamamlayacak.

O meşhur istikşafi görüşmeler hafta başında bitiyor.

Sonrasında top liderlerin sahasına gelecek. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) toplantısına katılacağı için koalisyon görüşmelerinde kısa bir ‘mola’ arası olacak.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu işte o arada Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan ‘resmi teklif’ bekleyecek.

İki liderin amacı da baş başa masaya oturup işi kotarmak. Niyetlerinin ‘halis’ olduğunu tahmin ediyorum.

İşleri zor mu?

Aslında mümkün.. Müzakere başlıklarının yüzde 90’unda anlaşabileceklerini gördüler.

Liderlere havale edilecek başlık sayısı 5’i geçmez. Cumhurbaşkanı ile ilişkiler, Suriye politikası, 17/25 dosyası, CHP’nin ekonomik vaatleri dışında çözülemeyecek sorun yok gibi.

CHP, 17/25 konusunda AK Parti’yi rahatlatan bir adım attı. Yolsuzluk dosyalarını ön şart olarak görmüyor. Bu konunun yürütmenin değil yasamanın işi olduğunu söyleyip topu Meclis’e atarak büyük bir eşiği atlatıyor.

17 Aralık konusunda AK Parti’nin de esnediğini söylemek mümkün. Başta Davutoğlu ve kurmayları ‘siyasi kambur’ olarak gördükleri 4 eski bakanın yargılanmasında CHP’den farklı düşünmüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kırmızı çizgisi ise 25 Aralık dosyası. Yargıda kapanan o başlığın müzakere konusu yapılmasına bile tepki geleceği söyleniyor.

Emekliye 2 maaş, çiftçiye ucuz mazot gibi ekonomik vaatlerde bir orta yol bulunabilir.

Operasyon ve koalisyon…
Önce bir soru: IŞİD ve PKK operasyonları, patlayan bombalar, şehit haberleri koalisyon ihtimalini zayıflattı mı?

Bu sorunun cevabı hem evet, hem hayır…

Böylesi durumlarda geniş tabanlı güçlü hükümetlere ihtiyaç artar. Müstafi hükümetin üstlenemeyeceği kadar ağırdır sorumluluk. Koalisyonun rahatça kurulabilmesi gerekirdi.

Fakat, burası Türkiye ve olaylar farklı gelişiyor. Milli iradenin sandıkta verdiği mesaj ile defalarca söylediğimiz gibi Cumhurbaşkanı’nın siyasi projeksiyonu uyuşmuyor.

Bu yüzdendir ki değişen politikalar, Şahin tavırlar seçime endeksli görülüyor. Seçimi kimin, niye istediği belli. Her şey o amaca hizmet ediyor algısı bu yüzden çok yüksek.

Yaşanan son gelişmeleri değerlendirirken şu soruya da cevap aramak gerekir: 7 Haziran’da tek parti iktidarı çıksaydı bu operasyonlar olur muydu?

Asıl müzakere Erdoğan ile Davutoğlu arasında
Görüldüğü gibi niyet ve irade sağlam olduktan sonra yukarıda sıraladığım ‘müzakere’ başlıklarında anlaşabilmeleri mümkün.

Kamuoyu istiyor, şartlar zorluyor ve iki lider de istiyor. Kâğıt üzerinde pekâlâ, AK Parti-CHP koalisyonu mümkün.

Dünden bugüne görünen tablo bu.

Buna rağmen yine de umutsuz olduğumu tekrar edeyim.

Siyasi barometre kasımda seçim’i gösteriyor halen.

Seçim ihtimali Mustafa Denizli’nin deyişiyle ‘yüzde 51’.

Hoca ve Kılıçdaroğlu ne kadar isterse istesin Saray’ı ikna etmeden bu birlikteliği zor kurarlar.

YAŞ toplantısı sonrası, ağustosun ilk haftasına dikkat!

Davutoğlu-Kılıçdaroğlu görüşmesi önemli ama asıl müzakere Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında olacak.”

(Ömer Şahin-Meydan)