“CHP bu işin reklamını iyi yaptı”

mehmetşimşek

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Habertürk TV’de AK Parti’nin ekonomik vaatlerine ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Habertürk TV’nin Gaziantep’ten gerçekleştirdiği yayında Gazete Habertürk yazarları Yavuz Semerci ve Abdurrahman Yıldırım’ın sorularını yanıtladı.

İşte Mehmet Şimşek’in açıklamalarında öne çıkan başlıklar:

  • Yapacağımız yatırımlar ile Gaziantep ve çevresinin ekonomik potansiyelini, rekabet gücünü artıracağız.
  • Bölgedeki okullarda tekli öğretime geçme ve sınıf mevcudunu 30’un altına çekme hedefimiz var.
  • Limana erişim maliyetleri etkiliyor. Mersin Limanı oldukça uzak ve yeni OSB büyük potansiyel getirecek.
  • Çarpık kentleşme var, harıl harıl kentsel dönüşüm var. Konut sorununun çözülmesine çalışacağız. Konut meselesini çözmek için çok hızlı hareket ettik ve TOKİ’ye çok büyük alanları bilabedel devrettik.
    1. OSB’yi çok önemsiyorum. Orada büyük bir istihdam yaratılacak.
  • Gaziantep’e suyu üç aşamada getiriyoruz, yüksek bir elektrik faturası var 90 milyon TL’ye yakın. Biz şehre yakın bir yere baraj yapacağız. Bununla en az 60 milyon TL tasarruf yapılacağına inanıyoruz. 500 milyon liralık baraj maliyeti var. Kendisini kısa sürede amorti edecektir.
  • Gaziantep’te nispeten bir uzlaşma kültürü var, STK’lardan siyasi partilere kadar medeni bir diyaloğumuz var. Şehrin ortak menfaatleri için birlikte hareket etme imkanımız var bu bağlamda. Gaziantep’in başarısının en önemli motoru dışarı açık olmasının yanında bu ortak akılla hareket etmedir, bu uyumdur.
  • Bu konjonktürü sıkıntılı buluyorum. Küresel kriz yaşandı, o krizin artçı şokları büyük oranda devam ediyor. Avrupa’da bu krizin derinleşmesi bu krizin artçı şokuydu. Orta Doğu’daki gelişmeler ve Rusya’nın durumu hep artçı şoklardır. Sonuçta ana trendler var. Çin makul bir risk olarak görünüyor. Küresel gelişmeleri değerlendirdiğimde kolay bir konjonktür olarak görmüyorum.
  • Dünya ekonomisinin iki motoru varsa bunun biri gelişmekte olan ekonomilerdir. Türkiye açısından baktığımız zaman siyasi istikrarın ve reformların hayati öneme sahip olduğunu düşünüyorum.
  • Biz neden emtia fiyatlarının düşmesinden yaralanamadık, neden pozitif tarafta değiliz bunun başlıca nedenleri şunlar:
  • Biz bütün şokların merkezindeyiz.
  • Rusya’nın yeni maceracı tutumundan en çok etkilenen ülkeyiz. Rusya’yı vuran her şey bizi de vuruyor.
  • Avrupa’daki durgunluk, Yunanistan sorunu var. Kötümserlik özellikle bulaşıcıdır. Türkiye de bundan etkilenmektedir. Ticari ortaklarınız sorun yaşarsa solaylı olarak siz de etkilenirsiniz.
  • Yapısal reformlara ihtiyacımız var ve bununla ilgili çalışmalar yapılıyordu. 25 yapısal dönüşüm programı ve altyapı çalışmaları tesadüf değildir.
  • Şu anda en kötü şokları yemiş durumdayız. Doğu’da yokuz, Avrupa’nın ve Rusya’nın durumu belli. Ancak kararlı mali politika ile toparlanacağız.
  • Kısa yol yok. Vaatleriniz ne diye sorduklarında vereceğim cevap reform reform reform derim.
  • Birinci nesil reformları yaptığımızda AK Parti ile birlikte Türkiye kişisel gelirde sınıf atladı. Türkiye’nin kişi başına milli geliri orta alt gelir grubundan orta üst sınıfa atladı. Bunu görelim ve küçümsemeyelim. İkinci nesil reformlar Batı’nın uzun süre önce yaptığı ancak bizim yeni geldiğimiz bir aşama.
  • Son dönemde Türkiye’ye dair algısı oldukça kötüleşti. Ancak gerçekte hala dinamizm var. Reformlarla bu ivme hızlandırılacaktır.
  • Reform vaatler ve projelerden oluşuyor. Yargı reformu, kamu yönetimi ve maliyesi reformları var, bunlar mikro yatırımı belirleyici reformlardır.
  • Türkiye’deki firmaların yüzde 98’i KOBİ’dir. Finansmandaki payı yüzde 26’dır. KOBİlerin finansmana erişiminin önünde engeller var. Neden böyle, çünkü taşınırlar teminat olarak kabul edilmiyor. Reformla bu sağlanacak. Bu çok önemli bir gelişmedir.
  • Tek başına hükümet en idealidir. 7 Haziran’a benzer sonuç çıkarsa Türkiye’nin yeniden seçime gitmesinin doğru olmayacağı kanaatindeyim. Uzlaşma gerekiyor, geçmişteki kazanımları yok saymadan uzlaşmak gerekiyor.
  • Güçlü bir hükümet olursa büyümenin kısmen özel sektör yatırımlarıyla daha iyiye gideceğine inanıyorum.
  • Tek başına AK Parti hükümeti olmalı ya da reformlar üzerinde uzlaşılmış bir koalisyon olmalı. Böyle olursa, gelecek sene normalleşme sürecinin başlayacağı, yapısal reformlarla risk priminin ve enflasyonun iyileştirileceğini öngörüyorum.
  • Petrol, emtia fiyatları nispeten düşük kalırsa 2016’dan umutsuz değilim. Dipten çıkış başlayacak, yeni normale göre fiyatlar oluşacak.
  • Finans sektörü bütün dünyada kolay kolay vergilendirilemiyor. O yüzden 10 yıl önce bir düzenleme yapıldı. Vergi noktasında bir istisna tanındı yabancılara. Bu devam edecek. Finans piyasalarında bir tedriginlik olmasına gerek yok. 10 yıllık bu süreyi uzatacağız.
  • Esas yük asgari ücretin kendisi değil primidir. CHP bunu iyi hesap etmiş ve reklamını iyi yapmıştır. Ancak kaynak açıklamamıştır. Ya hesabı iyi yapmadılar ya da rakamları saklıyorlar.
  • Vaatleri popülisttir. Muhalefet bize vaatlerinin boyutlarını, kaynaklarını açıklamadı.
  • AK Parti’nin vaatleri istihdamı, girişimciliği destekleyen vaatlerdir. Transfer anlamında tek kalem var, emeklilere maaş söz konusu. Bizim bütün vaatlerimizin etkisi 19,3 milyar liradır, bu da milli gelirin yüzde 1’idir.

 

 

kaynak: Habertürk