Davutoğlu’nun zor kararı

Ahmet Davutoglu

Koalisyon görüşmelerinden çıkacak sonuçlar beklenirken bir yandan da erken seçim olursa nasıl bir tablo ortaya çıkar tartışmaları devam ediyor. Tüm bu tartışmalar devam ederken Meydan Gazetesi Ankara Temsilcisi Ömer Şahin oluşacak tabloyu okuyuculara aktardı. Şahin, yazısında koalisyon kurulmadığı takdirde en büyük zararı görenlerden birinin de Davutoğlu’nun olacağını ifade etti.

İşte o yazı:

‘Az gittik, uz gittik’ diye başlayan masal cümlesi ‘bir de baktık ki bir arpa boyu yol gittik’le biter.
Koalisyon da o hesap…
Cumhurbaşkanı Erdoğan Başbakan Davutoğlu’nu hükümeti kurmakla görevlendirdiğinde tarihler 9 Temmuz’u gösteriyordu.
Aradan 1 ay geçmiş. Yasal sürenin bitimine 13 gün kalmış.
Başbakan Davutoğlu ve CHP lideri Kılıçdaroğlu ortaklık gündemiyle masaya daha dün oturdu.
Memleket yangın yerine döndü. Her gün asker, polis şehit ediliyor ve halen resmi bir teklif yoktu görüşme öncesi.
İki lider masaya otururken ‘umut’ da yoktu doğrusu.
İkisinin birden koalisyon istemesi tek başına yeterli olmuyor ki? Niyeti aşan bir ‘irade’ ortaya konmadan bu işin olmayacağını herkes biliyordu.
Hepimizi şaşırtan bir gelişme olmaz ve beklendiği gibi koalisyon kurulamazsa emin olun bundan en büyük zararlardan birisini Başbakan Ahmet Davutoğlu görecek.
Koalisyon olursa ‘atanmış, geçici’ değil sandıktan çıkan başbakan olarak tescilleyecek kendisini.. Erken seçime gidilirse AK Parti’nin sandıktan yine birinci parti çıkması bekleniyor ama başbakanlığı bu derece garanti olamayabilir.
Görüşmeye girerken Davutoğlu’nun önüne gelen 3 ayrı anket aynı şeyi söylüyordu. HDP’nin artık baraj diye bir derdi kalmadı. 4 partili Meclis’te AK Parti’nin 276’yı yakalaması çok zor.
Hiçbir şey değişmeyecekse ‘seçim’ niye istenir?
Kaldı ki…Koalisyon isteğinde samimi olduğu kabullenilen Başbakan’ın ortada aşılamayacak anlaşmazlık maddesi yokken bunu sağlayamamış olması ‘otorite’sini tartışmaya açar.
AK Parti’de Saray vesayetinin sürdüğü ve asıl iradenin orada olduğu algısını güçlendirir.
Koalisyon ülkeye nefes aldırdığı gibi Davutoğlu’na da partiyi yeniden şekillendirme şansı yakalatabilir.
Erken seçim demek Davutoğlu’nun parti üzerindeki kontrolünün zayıflaması anlamına da gelir. 7 Haziran listesini bile tatmin edici bulmayan Cumhurbaşkanı’nın yeni listeye daha fazla müdahil olacağını söyleyebiliriz.
Dün,bugün belki yarın şu birkaç gün Davutoğlu’nun siyasi geleceği için kritik günler.
Atacağı adım, vereceği karar kendi siyasi geleceğini de etkileyecek.
Şu ana değin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istediği şekilde sürecin ilerlediğini söyleyebiliriz. Oyun kurucu ve iradenin adresinin Saray olarak görülmesi partilileri etkiliyor. Herkes şimdiden pozisyon alıyor.
Seçimden sonra toplanan AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında koalisyonu savunan isim sayısı 25’in üzerindeydi.
Son toplantıda 3-4 kişi dışında kimsenin açıktan koalisyonu savunmadığını öğreniyoruz.
Ekonomi kurmaylarının, “Eylülde küresel dalgalanma olabilir” uyarısı ve erken seçime mesafeli durmalarına rağmen…
Davutoğlu’nun işi zor. Koalisyon kadar erken seçim de riskli.
Erdoğan seçim riskini seçti.
Davutoğlu…?

Bahçeli ‘Teslim Ol, Gel’ diyor!
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim akşamında çizgiyi çekti, orada bekliyor.
O gün bazı şeyleri hesap etmiş olmalı. Devlet Bey’in AK Parti’nin CHP ile koalisyon kuramayacağını, erken seçimi de göze alamayacağını öngördüğünü zannediyorum.
Geriye ne kalıyor?
AK Parti/MHP koalisyonu.
Bunun hangi şartlarda olabileceğini söylemişti. Çözüm sürecinin bitirilmesi, 17/25 yargılamaları ve Saray’ın konumu gibi önşartları vardı Bahçeli’nin.
Davutoğlu/Kılıçdaroğlu görüşmesi öncesi yeni bir ‘çıkış’ yaptı Bahçeli.
Artan terörü hatırlattı ve “Şartlar ağırlaştı, seçim ikinci planda kaldı” dedi.
Bahçeli’nin AK Parti’ye gönderdiği mesaj net: “Bu şartlarda seçimi düşünme. CHP ile koalisyon kurarsan anamuhalefet olmaya razıyım. CHP ile anlaşamazsan şartlarımızı kabul et, ortak olalım.”
Bahçeli’nin açıklamasını ben böyle yorumladım…
Not: Bu satırlar yazılırken henüz Davutoğlu/Kılıçdaroğlu görüşmesi yapılmamıştı.