Devlet Bey’in bir planı var ama ne?

bahçeli

 

Bugün Ak Parti-CHP koalisyon görüşmelerinden net bir sonuç çıkması bekleniyor. Meydan Gazetesi Ankra Temsilcisi Ömer Şahin bugün yapılacak Davutoğlu-Kılıçdaroğlu zirvesinden koalisyon ya da erken seçim çıkması durumunda MHP’nin oluşabilecek tavrıyla ilgili bilgiler verdi.

İşte o yazı:

Başbakan Ahmet Davutoğlu ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu koalisyon gündemiyle muhtemelen son kez bir araya geliyorlar.

Haklarını yemeyelim. İyi niyetle başladılar ama olmayacağı en baştan belliydi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan dün muhtarlara bu işin niye olmayacağının şifresini verdi. “Düşünceleriniz örtüşmüyorsa intihar edecek haliniz yok” diyordu.

Erdoğan’ın ve partinin önemli bir bölümünün görüşü böyle. CHP ile koalisyon bir nevi ‘intihar’ onlara göre.
Erken seçim isteği bilinen Cumhurbaşkanı’nın son iki açıklaması açık söylemek gerekirse AK Parti/CHP arasında beliren ortaklık umudunu azaltıcı etki yaptı.

4.5 saat süren Davutoğlu-Kılıçdaroğlu görüşmesinden sonra her ne kadar pozitif hava yansısa da bunun etkisi 1 günü geçmedi.

Dış politikada ne kadar farklı noktalarda durduklarını bir kez daha gördüler. Bunu Kılıçdaroğlu görüştüğü insanlara şöyle anlatmış: “Biz dış politikada köklü değişim isterken Sayın Davutoğlu ‘dış politikada destan yazdık’ görüşünü savunuyor.”

CHP, bayağı esnemişti aslında görüşmelerde. Mesela iktidarın ‘imam-hatipleri kapatır’ dediği 8 yıllık zorunlu eğitim ısrarını bile orta bölümleri etkilemeyecek şekilde revize etti.

17/25 konusunda Kılıçdaroğlu Davutoğlu’na şunu söylemiş: “Biz parlamentoya getirmeyiz ama ola ki gelirse iktidar ortağıyız diye karşı da çıkmayız.”

Ne dense boş bu saatten sonra. Hüküm önceden verilmişti. Yanılmayı çok isterim ama AK Parti/CHP koalisyonu olmayacak.

Bu sürecin önemli ve öğretici faydaları da olmadı değil hani! Erken seçime gidilirse tablonun değişmeyeceğini gösteriyor anketler.

1 ve 2’nci partiler de değişmeyek. O zaman da ‘büyük koalisyon’ sesleri yükselecek.

Öyle bir durumda AKP/CHP koalisyonu çok rahat kurulabilir.

İşte bu ortamın temelleri bugünden atılmış oldu. ‘İstikşafi’ görüşmelerin en somut sonucu budur.

Devlet Bey’in bir planı var ama ne?

Cumhurbaşkanı “45 günlük süreyi uzatmam” dediğine göre 10 günden az zaman kaldı.
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yeni istikameti MHP olacak.

Devlet Bey’in kapısını çalacak ama karşısında seçim akşamından beri mıh gibi çakılı pozisyonda duran bir parti olacak.

Görüştüğüm MHP’liler ‘İstikşafi’ yani keşif amaçlı temasları gereksiz buluyor. CHP ile MHP’nin koalisyon şartlarının ‘çözüm süreci’ dışında benzer olduğuna dikkat çekiyorlar. Partideki hava ‘şartlarımızı kabul etmeyeceklerse boşuna zaman harcamasınlar’ yönünde.

Devlet Bahçeli’nin de daha önce söylediği gibi AK Parti’nin bu şartları karşılama imkanı yok.
MHP’nin şartlarının kabulü Başbakan’ın Cumhurbaşkanı’na açıkça cephe almasıyla mümkün.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya dün telefonda şunları söylüyordu: “AKP’nin MHP ile ortaklık istediğini zannetmiyorum. O tercihini CHP’den yana kullandı. Tercih ettiği CHP ile anlaşamaz ise bizimle nasıl anlaşacak?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi MHP lideri Bahçeli’nin planı da işliyor.

CHP/HDP’li seçenekleri bloke eden Bahçeli, AKP’ye de “tüm yollar tıkanınca gel” demişti.

Ne olur?

Davutoğlu-Bahçeli görüşmesiyle kısa bir heyecan dalgası sonrası seçim havasına gireriz gibime geliyor. Seçimlere mevcut AKP hükümetiyle gidileceğini düşünüyorum ama…

İki gündür MHP’den “Biz girmeyiz. AKP/CHP/HDP seçim hükümeti kursun” sesleri yükseliyor.
Devlet Bey’in bilmediğimiz bir planı mı var?