Fidan’ın içi rahat, Davutoğlu’nun gönlü buruk

fidandavutoglu

 

MİT Müsteşarı Hakan Fidan‘ın vekil aday adaylığını çekmesinin detayları netleşiyor. Kulislere yansıyan bilgilere göre Fidan’ın içi rahat, kararının arkasında.

Milliyet’ten Serpil Çevikcan, Fidan’ın adaylıktan çekilmesinin ardından yaşanan süreci köşesine taşıdı:

MİT Müsteşarlığı gibi Türkiye’nin en güçlü koltuğunu bırakmayı göze alan Fidan, yaşanan sürecin sonunda, “Zorla geri döndürüldü” yorumlarından rahatsız. MİT Müsteşarlığı gibi kritik bir görevin, bu kadar yakıcı bir gündemde birilerinin zoruyla sürdürülmesinin mümkün olmadığını düşünüyor. Adaylık başvurusunu geri almaktan dolayı bir pişmanlık duymuyor. İçi rahat, kararının arkasında.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Fidan’ın MİT Müsteşarı olduğu bir Türkiye’nin daha güvenli olacağını özel sohbetlerinde açıkça söylediği belirtiliyor. Erdoğan’ın, son olarak kırgın olduğu yolundaki ısrarlı değerlendirmeleri Fidan açısından bir yol ayrımını ifade etmiş. Cumhurbaşkanı’nın bu değerlendirmesinin ardından MİT Müsteşarlığı’na geri dönmek ya da artık siyaseti de düşünmemek arasında bir tercihle baş başa kalan Fidan’ın, “devlet adına bir tercih yaptığı” vurgulanıyor.

Fidan’ın kendisinin istemediği bir sonuçla baş başa kalmadığı, yıpranmış bir bürokratın vefa duygusuyla atandığı bir makamın söz konusu olmadığı, kendi tercihiyle geri döndüğü makamın MİT Müsteşarlığı olduğuna işaret ediliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘MİT Müsteşarlığı benim için 20 bakanlıktan kıymetli’ sözü hatırlatılıyor.

Adaylığını geri çekmesinin, genel olarak iktidar partisi, özelde Başbakan Ahmet Davutoğlu açısından kritik öneme sahip olan 7 Haziran seçimleri süreci ve hemen sonrasında muhalefete malzeme oluşturacak nitelikte dedikodu, şayia ve sürtüşmeye yol açması olasılığının Fidan’ın kararında en önemli faktörlerden biri olduğu belirtiliyor. Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında bir ihtilaf noktası olarak yansıtılmasının kararının önemli gerekçelerinden biri olduğu kaydediliyor.

Özel olarak paralel yapıyla mücadele ve çözüm süreci, genel olarak güvenlik ve istihbarat bürokrasisi bağlamında Fidan’ın yerine gelecek kişinin bulunamaması da önemli bir gerekçe. Bu noktada, Erdoğan’ın özellikle paralel yapıyla mücadele konusundaki hassasiyetinin altı çiziliyor.

Fidan’ın MİT Müsteşarlığı gibi bir makamdan istifa etmesinin gerekçelerinin, geride kalan 1 aylık sürede anlaşıldığının özellikle altı çiziliyor. Güvenlik bürokrasisinin zaman zaman siyaset tarafından doğru şekilde yönlendirilmesinin ya da yönlendirilememesinin MİT üzerinde yarattığı yüke dikkat çekiliyor. Fidan’ın, ‘Yoruldum‘ ifadesinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği, bu ifadeye yol açan ciddi gerekçelerinin bulunduğu kaydediliyor. Bu süre içinde, söz konusu gerekçelerin devlet katına anlatıldığı, Fidan’ın kaygılarının anlaşılmasının getirdiği bir rahatlıkla görevine döndüğü, bir anlamda “nikâh tazelediği” belirtiliyor.

Muhalefet tarafından eleştiri konusu yapılan, “Yoruldum” ifadesinin maksatlı olarak işlendiği, yakın çevresinde, “Çalışma odasının ışıkları hiç sönmez” diye tarif edilen ve “işkolik” olarak tanımlanan Fidan’ın bu ifadesinin yanlış anlaşılmasından rahatsız olduğu kaydediliyor.

Başbakanlık ve MİT’ten esen rüzgâr, Fidan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilişkisinin bir aşınmaya uğramadığı, Erdoğan’ın, ‘Sır küpüm’ ifadesine uygun bir mesainin kaldığı yerden devam edeceği yönünde. Davutoğlu açısından ise durum biraz farklı. Fidan’ı aktif siyasetin içinde en çok görmek isteyen, istifası için teşvik eden Başbakan’ın, geri dönme kararı bir uzlaşmayla alınmış olsa da ‘buruk’ olduğu belirtiliyor.
Sonuçta, bir aydır MİT Müsteşarlığı’na vekâlet eden İsmail Hakkı Musa Müsteşar Yardımcılığı görevinde devam ederken, Fidan Musa’nın hiç taşınmadığı odasına geri dönmeye hazırlanıyor.