“Hoca” nın en zor 10 günü. Listeyi kim yapacak?

Erdogan ve Davutoglu

Beklenen tarih yaklaşıyor..

Şunun şurasında 10 gün kaldı.

7 Nisan da eskilerin deyimiyle dananın kuyruğu kopacak.

Milletvekili aday listeleri Yüksek Seçim Kurulu(YSK)’na o gün mesai bitimine kadar teslim edilecek.

Her partinin aday listesi merak edilir ama AK Parti’ye dönük ilgi ve merak diğer partileri katlıyor.

Sadece iktidar partisi olmasından değil bu merak. AKP ve Türkiye bazı ‘ilk’ leri bu seçimde yaşayacak.

En büyük soru ve sorun şu: listeyi kim yapacak?

Sorunun cevabına geçmeden önce özellikle son bir haftada yaşadığımız parti içi gerilimlerin 7 Nisan’la doğrudan ilgili olduğunu kayda geçirmeliyiz.

Partilerin listelerini “kurul” yapsa da son noktayı ve ağırlığı genel başkanlar koyar. Bizde hep böyle olageldi.

Bu sefer durum farklı. Çok partili hayata geçtiğimiz günden bu yana ilk kez bir genel başkan ve Başbakan’ın listeler üzerindeki etkinliği tartışmaya açılmış durumda.

Listede kimler olacağından çok listeyi Saray’ın mı yoksa Hükümetin mi şekillendireceğini tartışıyoruz.

Listeye noktayı koyup o zarfı kim kapatacak?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın listeye damga vuracağı konusunda kimsenin şüphesi yok nedense.

Hatta Erdoğan’ın ” 310 kişilik isim listesi” ni elinin altında tuttuğu bile konuşuluyor.

Liste için “Eminler Listesi” olacak deniyor. Yani, sadakatinden asla şüphe duyulmayacak isimlere Meclis yolu açılacak.

Önce sadakat, sonra liyakat…

Erdoğan’ın bunu istediğini söylesek  kimse yadırgamaz. Başkanlık Sistemi’ne ülkeyi taşıyacak  bir AK Parti Grubu hedefine kilitlenmiş durumda.

Başbakan Davutoğlu hatta AK Parti’nin önemli bir bölümü ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “önceliği”nin aynı olduğu söylenemez.

Başbakan seçim kazanıp rüştünü ispat etmek “atanmış Başbakan” sıfatından kurtulmak istiyor haklı olarak.

O yüzden  listeye son noktayı kendisi ve parti kurulunun koyması  için gayret gösterdiği apaçık ortada.

Her şey istemeyle, niyetle olsa sorun yok!

Saray’ın liste insiyatifini kaybetme gibi bir düşüncesi olduğunu sanmam.

“Hoca”  direnecektir bir miktar. Nereye kadar direnebilir orası muamma.

Yine son zamanlarda uç veren çıkışlar, gerilimler Davutoğlu’nun direniş niyeti olarak okunabilir.

Başarılı olur mu? Saray buna geçit verir mi? Doğrusunu söylemek gerekirse o kadar da kolay değil!

Cumhurbaşkanı Erdoğan hayatının belki de en önemli seçimine girerken işini şansa bırakmaz. Bir milletvekilinin bile “kontrol dışı” isim olmasına izin vermeyecektir.

Bunun için emniyet sübaplarını aldı. Süzgeçler oluşturdu. Elene elene önüne gelecek sanırım 1000’e yakın isim arasından ayıklama yapacaktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurduğu mekanizma müthiş!

Normalde listeyi son olarak “üst kurul” ele alıyor değil mi? Kimler oluyor bu kurulda: Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlık edecek. bazı genel başkan yardımcıları, genel sekreter , 2 grup

Başkanvekili Kadın, Gençlik Kolları ile SKM Başkanı . 14 yıldır hep böyle oldu.

Bu seçimde farklı bir uygulama yapıyor AK Parti.

Üst Kurul’a Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan da katılıyor. Oysa geçmiş yıllarda kurullarda hiçbir bakan görev almamıştı.

Sanırım bu durum sayfalarca yazı yazmayı gerektirmeden konuyu bir çırpıda özetliyor.

Yalçın Akdoğan demişken…

Cumhurbaşkanı Erdoğan‘a en yakın isim olarak görülen Akdoğan’ın üstlendiği sorumluluğu da aşan bir misyonu olduğu görülüyor.

Hükümet ile Parlamento arasındaki ilişkileri koordine gibi görevi Akdoğan’ı partinin yaptığı bütün toplantıların doğal üyesi yaptı.

AK Parti Grup Yönetim Kurulu, Merkez Karar Yönetim Kurulu, Merkez Yürütme Kurulu gibi toplantılara katıldığı da söyleniyor.

Böyle bir yetki ya da misyon AK Parti’nin tarihinde olmadı diye biliyorum. Saray ile Hükümet arasında kurulan önemli bir iletişim mekanizması da işte bu misyon.

7 Nisan Saray için de Hükümet için de kritik tarih.

Listeye mührü kimin vuracağı “bekâ” meselesine dönüştü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Başbakan Davutoğlu’nun 7 Haziran sonrası pozisyonları oy oranı kadar milletvekili profiyle de ilgili olacak.

“Eski Türkiye” de şunu da görmüş, duymuştuk.  Köşk’e giderken bakanlar kurulu YSK’ya giderken milletvekili aday listesi değişebiliyor.

AK Parti de aynı durum yaşanabilir mi? Bu da konuşulmuyor değil ama ben asla ihtimal vermiyorum!

Aday listesini YSK’ya Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en güvendiği isimlerden iki parti yöneticisinin teslim edeceğini zannediyorum.

Yeri gelmişken liste hakkında bazı ipuçları da verelim

Şu anda mevcut milletvekillerinin durumu görüşülüyor parti genel merkezinde.

AK Parti’nin 312 milletvekili var. 70 civarında isim 3 dönem kuralı gereği aday olmayacak.

180 ila 200 arası milletvekili eleniyor. Mevcutlardan yerini koruyabilecek isim sayısı 50’yi geçmez.

25-30’u başörtülü 60 civarında kadın milletvekilinin parlamentoya girmesi hedefleniyor. listeler ona göre dizayn edilecek.

Sesi fazla çıkan, yaygın reklam yapan isimler büyük hayal kırıklığına uğrayabilir. Hatta uğrayacaklar.

Temayülde birinci, ikinci çıkmanın hiçbir artısı olmadığı da bir kez daha görülecek.

6 bin aday adayından en az 5 bini “paralel” diye gammazlanmıştı. İhbara gerek yok ki!  Parti, devletin desteği ve STK’ların yardımıyla gereken bilgiyi alabiliyor zaten.

AK Parti’de “cemaat”, “tarikat” adayları tabiki  olacak. İlim Yayma, Ensar Vakfı, Menzil Grubu, Hak Yol Vakfı,Erenköy gruplarına yakın olanların şansı yüksek.

Yeni jenerasyondan genç isimler partinin yeni omurgası olacak.  İmam Hatipliler altın çağını yaşayacak. Kartal Anadolu İmam Hatip mezunu adaylara dikkat!

Bu seçimde daha önce olmadığı kadar Nur Cemaatlerinden aday adayı olması da gözlerden kaçmıyor.

Partinin “ağır topları” sağa sola yine kaydırılacak. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün memleketi Kayseri ile  Çözüm Süreci’nin kritik merkezi Diyarbakır’a iki sürpriz isim gidebilir.

Başörtülü adaylardan üst düzey 3 bürokratın eşi için banko diyebiliriz. Bununla beraber çok çok ünlü ya da üst düzey kimi isimlerin yakını listeye bile giremediğini göreceğiz.

Daha önce olduğu gibi yönetimden ya da partide çok güçlü görünen bir,iki isim liste dışı kalabilir.

Birbiriyle kavgalı olan milletvekilleri genelde haklı-haksız diye bakılmadan elimine ediliyor.

Hakan Fidan‘ın adaylıktan çekilmek zorunda kalması liste dengelerini etkileyecek. Fidan’la çok yakın görülen bazı isimler  liste sürprizi yaşarsa kimse şaşırmasın.

Bir çırpıda aklıma gelenleri aktardım.

Bahar geldi ama Ankara’nın siyasi havası sisli, görüş mesafesi sorunlu.

İktidar cenahının Ankara raporu şimdilik böyle!