Hüseyin Çelik’ten eğitim eleştirisi!

çelik

AK Parti eski Milletvekili ve Milli Eğitim Bakanı olan Çelik, geçtiğimiz hafta şahsi İnternet sitesinden “Milli Eğitimin Halleri – 1” isimli bir yazısını yayınlamış ve insan kaynakları alanında yaşanan hataları eleştirmişti. Çelik, bugün de “Milli Eğitimin Halleri – 2” başlıklı bir yazı yayınlayarak “Merkezi Sınavlar” konusundaki eleştirilerini sıraladı.

Çelik, yazısının başında ilk göreve geldiğinde Ortaöğretim Kurumları Sınavı (OKS) diye bir sınavın yürürlükte olduğunu ve kendilerinin de bunun yerine Seviye Belirleme Sınavı’nı (SBS) getirdiklerini anlattı. Sınav sisteminde yapılan bu değişikliğin gerekçelerini ardından SBS ile getirmek istedikleri iyileşmeleri sıraladı.

Ancak kendisinin Milli Eğitim Bakanlığının, 1 Mayıs 2009’da sona erdiğini, kendisinden sonra gelenlerin üç yılda 3 sefer yapılan SBS’yi yine 8. Sınıfın sonunda yapılan tek sınava dönüştürdüğünü belirten Hüseyin Çelik, “Tamamen olmasa da büyük çapta başa dönülmüş oldu. Bunun üzerine CHP Meclis’te bana sınav sayısını 3’e çıkararak çocuklara haksızlık yaptığım gerekçesiyle Meclis Soruşturması önergesi verdi. Önergenin görüşmeleri sırasında da buradaki gerekçelerimi ortaya koymuştum.” dedi.

Çelik, “Ondan sonra gelen arkadaşımız, hızını alamayarak sınavları büsbütün kaldıracağını söyledi. İnsanlar haklı olarak sormaya başladılar. Kim fen liselerine ve diğer nitelikli liselere, kim taşradaki sıradan liselere hangi ölçü ve kriterle girecek? Tek başına İlköğretim Başarı Puanı bunun için yeterli mi? Okulların not şişirmelerinin önüne nasıl geçilecek? Sınavlar büsbütün kaldırılırsa taşradaki başarılı çocukların Türkiye’deki başarısı kanıtlanmış belli başlı liselere girmeleri imkansız hale gelmez mi? Çok rağbet olan liseler kura çekemeyeceklerine göre, her okul kendi sınavını yaparsa torpil, kayırma alıp başını yürümez mi?” ifadelerini kullandı.

Sınavlar kaldırılacak vaadi tedavülde iken göreve Nabi Avcı’nın geldiğini belirten eski Milli Eğitim Bakanı, “Nabi Bey’in merkezi sınavların kaldırılacağını ilan edeceği basın toplantısından, sonradan adı TEOG olarak konacak olan nurtopu gibi bir bebeğimiz oldu. Sınavların kaldırılacağı vaadinden yılda 12 sınav çıkmıştı. Toplamda 6 gün süren sınav 81 il, 852 ilçe ve 10 yabancı ülkede yapılmaktadır. Ayrıca bu sınavlar eskiden olduğu gibi hafta sonu değil, hafta içi yapılıyor. Sınavı olsun, olmasın okullar tüm öğrenciler için iki gün tatil ediliyor. Sınav var diye girilen uzun süreli fiilî tatil havası da işin cabası.” diye kaydetti.

Çelik son olarak, “Bir Mecelle kuralı der ki, ‘tebeddül- i esmâ ile hakaik tebeddül etmez’ Yani: isim değişikliği ile gerçek değişmez. Fakir bir vatandaşın adını Gâni koyduğunuz zaman zenginleşmiyor. Ya da kişi aptalsa adını Zeki koyduğunuz zaman zeka seviyesi yükselmiyor.” şeklinde yazdı.

Ardından yeni bakan İsmet Yılmaz’dan bir talebini dile getiren Çelik, “Yeni bakanımızdan istirhamım şudur: Amerika’yı yeniden keşfetmenin anlamı yoktur. Dünyada başarılı olmuş ve bizim şartlarımıza da uyan kalıcı bir sistemi yerleştirelim ve sabah akşam çocuklarımızla oynamayalım. SBS, bu mantıkla yürürlüğe konmuştu. Merkezi sınavların en büyük eksikliği, çocukları teste mahkum etmesidir. Hatta biz buna dikkat çekmek için ‘test çözen, tost yiyen bir nesil’ nitelemesi yapmıştık. Bu eksiklik, eğitim öğretim devam ederken yapılacak klasik sınavlarla telafi edilebilir. Bu durumda, okul başarı notunun kabul edilebilir bir oranda sisteme dahil edilmesi lazım. Sayın Bakanım, son bir konuya dikkatinizi çekeyim. SBS’nin 2013 rakamlarına göre kamuya maliyeti, 13.5 milyondur. TEOG’un ise yine aynı yıl rakamları esas alındığında maliyeti 100 milyon liradır. Bilmem fazla söze gerek var mı?” diye ekledi.

Çelik, yazısının sonunda haftaya da dershane karmaşasını ve temel lise sıkıntısını yazacağını haber verdi.