İyi ki Doğdun Başkan!

afrika

Afrika kıtası ve bazı Avrupalılar işi gücü bırakmış Zimbabve’nin efsanevi Başkanı Mugabe’nin 92. Doğum gününü konuşuyor.
Ne Suriye, ne mülteciler adamların umurlarında değil.
Aslında batılılar, özellikle de İngilizler bu Mugabe’yi bir tülü sevemediler.
İşin ilginci bunların başında da babası tarafından Afrikalı olan ABD Başkanı Obama geliyor.
Malum sebeplerden olsa gerek Obama Afrika’ya ayrı bir önem veriyor.
Doğruya doğru…
ABD yardımlarını kat kat arttırdı. Ancak Obama’nın canını sıkan bir konu var.
Afrikalı liderlerin kendilerini olağan üstü yetkilerle donatarak, ömür boyu başkan ilan etmeleri.
Dahası bunu Anayasanın koruması altına almaları.
Geçen yıl Afrika Birliğine katılan ilk Başkan unvanını alan Obama baba-vatanla ile ilgili bu endişesini açık açık liderlere anlattı.
Obama, Nelson Mandela salonunda yaptığı konuşmada iktidarı terk etmeye yanaşmayan Afrikalı liderleri eleştirdi.
“Afrika’nın demokratik ilerleyişi, liderler görev süreleri bittiğinde çekilmeyi reddettiklerinde riske giriyor. Kimse ömür boyu başkan kalmamalı” diyerek seçimle hayat boyu kendini seçtirenleri çaktırmadan eleştirmiş.
Havayı yumuşatmak için de bizzat kendisinden örnek vermiş:
“Aslında gayet iyi bir başkan olduğuma inanıyorum. Eğer tekrar aday olursam; kazanacağımı düşünüyorum. Ama yapamam.
Amerika’da devam ettirmeyi istediğim çok şey var ama kanun, kanundur”.
Obama, kendisini hayat boyu başkan ilan etmenin bir yandan gençlerinin önünü tıkadığını, diğer yandan onların kendilerine özgüvenlerini yok ettiğinin altını çizmiş.
Zımnen “gençlere yer açın; imkan verin” demeye getirmiş.
Onlara fırsat vermemek, ülkeye, iyilik yapıyorum derken, en büyük kötülüğü yapmakmış.
Her fani gibi giden diktatörleri geride bir boşluk ve koas bırakıyorlarmış.
Boşluğun sebebi açık: Kendilerine alternatif olacaklara hayat hakkı tanımamak. Böylece halk “ne yapalım bundan daha iyisi yok” diyecek.
“Bu muhalefete de ülke teslim edilmez ki. İki Zürafa versen güdemez bunlar” diyormuş gariban Afrikalı.
Adamlarda Danold Trump ve Hillary Rodham Clinton var da önünü mü kestiler?
Obamanın gözününün içine bakarak konuştuğu liderlerden birisi 92. Doğum yıldönümü kutlamaları ile gündeme gelen Zimbabve’nin Başkanı Robert Gabriel Mugabe.
Mugabe 1980 yılından bu yana ülkeyi yönetiyor.
Girdiği her seçimi büyük bir ekseriyetle kazanıyor; dahası ülkesindeki demokrasi Afrika’da örnek gösteriliyor.
“Hayat boyu halkına hizmete etmeye” yeminli Başkanın 92. Doğum günü için yaklaşık bir milyon dolar harcanmış.
Yoksul halk Efsanevi Başkanları için her fedakarlığa hazırmış. Ancak bazı sözde muhalefet sözcüleri ile bazı münafıkların (siz buna dış güçlerin desteklediği mihraklar da diyebilirsiniz) buna eleştirisi vardı.
Bunlara göre Zimbabve 1992 yılından bu yana en sert ve kavurucu kuraklıkla karşı karşıyaymış.
Kutlamanın yapıldığı Masvingo kuraklıktan en çok etkilenen yerlerin başında geliyormuş.
Kuraklığa rağmen, Mugabe’ye gönüllerini ve geleceklerini emanet edenler Başkana sadakatlerini gösterme yarışına girmişler.
Doğum günü partisine katılanlar dikkat gerçekten ilgi çekici: Renkli önlükleri ve üniformaları içerisinde siyah inci gibi parıldayan öğrenciler, öğretmenler, yabancı diplomatlar, bakanlar, bürokratlar, emniyet şefleri, askeri erkan…. Tüm devlet werkanı….
Hanımı ve çocukları ile gelen Başkana tezahürat muhteşem olmuş.
Yaşlı kurt sevenlerini selamlayarak tahtına oturmuş. Havaya 92 balon uçurulmuş.
Kendisi için yazılan şiirleri ve şarkıları keyifle dinlemiş. Yer yer coşkulu taraftarlarına eşlik bile etmiş.
Zimbabve’lilere göre Mugabe Afrika’nın sembolü ve en büyük lideri.
Başkanın Partisinin gençlik kolları lideri Pupurai Togarepi Başkanın Doğum günü Partisine 50 bin kişi beklediklerini söylemiş.
“Kuraklığın bu kadar etkilediği bir dönemde bu para çok değil mi?” diye soran Batılı gazeteciye de haddini bildirmiş:
“Doğum günü için bu yıl yaklaşık 800 bin dolar harcadık. Ancak Başkanımız söz konusu olunca paranın ne değeri var. Başkan Mugabe’nin bu ülke ve bu insanlar için yaptığı para ile ölçülebilir mi?
Başkanımıza her şeyimiz feda olsun”.
Aslında bu tür doğum günü törenleri Başkan için her yıl tekrarlanıyor. Bu yıl dedikodulara ve eleştirilere sebep olması, ülkedeki kuraklık, kıtlık ve bunun sonucu oluşan ve büyüyen fakirlik.
Bunu fırsat bilen dış güçler hemen fitne ve fesada başlamışlar.
Neymiş efendim ülkenin %26 gıda sıkıntısı çekiyormuş.
%76sı ise fakir ve yoksulmuş.
Doğum günü için harcanan 800 bin dolarla bunların derdine ilaç olunurmuş.
Bu gafiller bilmiyorlar ki Mugabe olmasaydı, ülke hala İngiliz sömürgesi olarak kalacaktı.
Mugabe’nin yerine , İngiliz Genel Valisi bu partileri düzenleyecekti
Zimbabve’liler liderlerini sevmekte haklı olmalı.
Her şeylerini ona borçlular.
Onsuz bir geleceği hayal bile edemiyorlar.
Bunları bilmeyen Amerikalı cahil Obama ise ukalalık yapıp “koltuklarınızı gençlere bırakın” diyor.
Bıraksın ki, ülke yeniden yabancı güçlerin sömürgesi olsun.
Yeni Zimbabve, Mugabe liderliğinde Zimbabve’lilerin olmaya devam edecek.
“İyi ki doğdun büyük başkan”.
“İyi ki doğdun Yaşlı Adam!”
Lütfen Obama’ya aldırma… Yoluna ve ülkene hizmete son nefesine kadar devam et.
Kim bilir, belki de Obama görevini sürdürmemenin hüznü ile siz Afrikalı liderleri kıskanıyordur!