MHP terör komisyonuna neden hayır dediğini açıkladı

mhp

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, “Araştırma önergesiyle gündemi saptırmaya, işi sulandırmaya ve şer odaklarına zaman kazandırmaya kimsenin hakkı yoktur. MHP, Meclis’teki duruşu ile buna fırsat vermemiştir” değerlendirmesinde bulundu.

Mevlüt Karakaya yaptığı yazılı açıklamada, bazı çevreler tarafından gündeme getirilen “MHP’nin AKP’ye destek verdiği” yönündeki ifadelerin, gerçekle ilgisinin bulunmadığını belirtti.

Karakaya açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bu tür suçlamaları yapanlar varlık sebebi sadece ve ancak Türk milleti olan ve Milliyetçi Hareketi ya tanımamakta, ya da bunu kasıtlı olarak değişik amaçlarla yapmaktadırlar. Şu kesin ki iyi niyetli değillerdir. Bunu bazen AKP cenahı bazen de CHP cenahı denemektedir. MHP’yi kendisi ile aynı tarafta görmeyen, diğerinin tarafı olmakla suçlar. Oysa MHP, sadece Türk milletinin tarafındadır. CHP’nin araştırılmasını istediği, HDP’nin de destek verdiği konunun amacının işi sulandırmak olduğu açıktır. Terörün kaynağı ve sebebi çok açık iken neyi araştıracaksınız? Türkiye Cumhuriyeti’ni, bütün unsurlarıyla bir bölünmez bütün olan Türk milletini parçalamayı amaç edinmiş ve bunun için silahlı terör eylemlerini değişmez bir yol olarak görmüş ve görmeye devam eden emperyalizmin uşaklığını yapan eli, kanlı piyonların niyetini mi soracaksınız? Bu niyeti hala anlayamadınız mı?”

Bu ülkede Kürt sorunu değil, terör sorunu bulunduğunu ileri süren Mevlüt Karakaya, şunları kaydetti: “Araştırma önergesiyle gündemi saptırmaya, işi sulandırmaya ve şer odaklarına zaman kazandırmaya kimsenin hakkı yoktur. MHP, Meclis’teki duruşu ile buna fırsat vermemiştir. Bu yüzden MHP’yi suçluyorlar ama boşuna. Türk milleti gerçekleri çok iyi bilmekte, kimin hangi niyetle ne yapmak istediğini net olarak görmektedir.”

“Bu milletin evlatlarını alçakça katleden ihanet güruhuna karşı başlatılan mücadele sonuna kadar devam etmelidir” görüşünü savunan Karakaya, açıklamasına şöyle devam etti: “Devleti yönetenlerin mücadele inisiyatifini ön plana çıkarmış olmaları, gecikmiş bir tasarruf olmakla beraber son derece zorunludur. Bu
anlayışın kesintiye uğramadan, hiçbir pazarlığa meydan verilmeden ve sonuç alıncaya kadar devam etmesi gerekir. Aksi bir durum, verilecek bir taviz Türkiye Cumhuriyeti’ni derinden yaralar, telafisi mümkün olmayacak yeni hasarlar açar.”

(Kaynak: AA)