“Muhsin Yazıcıoğlu milli bir insandı”

IMG_0009

CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye’deki tüm milli unsurların tasfiye edildiğini söyledi. Baykal, 25 Mart 2009’da şüpheli bir helikopter kazası sonucu hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu için ise “Milli bir insandı” ifadelerini kullandı. Baykal’ın bu ifadeleri, gazeteci-yazar Emre Soncan tarafından kaleme alınan Son Akıncı – Muhsin Yazıcıoğlu’nun Sır Ölümü isimli kitapta yer aldı.
Emre Soncan, Son Akıncı’da bu konuyu şöyle anlattı:

Ortadoğu’da haritalar değişirken ve terör örgütü PKK uluslararası alanda AKP hükümetinin de desteğiyle meşruluk kazanırken, Türkiye içindeki hangi ideolojik geçmişten gelirse gelsin tüm milli unsurlar tas-
fiye edilmeliydi. CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal’dan başladılar. Ardından Muhsin Yazıcıoğlu ortadan kaldırıldı. 2009’da yaşananlar olmasaydı, Yazıcıoğlu daha sonra mutlaka hedefte olacaktı. Daha sonra milli unsurları tasfiyeye Hizmet Hareketi ile devam ettiler. Ülkenin milli refleksleri kör edilecek ve geleceği ipotek altına alınacaktı. Erdoğan’ın tabiriyle ‘üst akıl’ düğmeye basmıştı.

Özellikle Hizmet Hareketi’nin tasfiye plânının taşeronluğunu AKP Hükümeti’ne verdiler. Aksi takdirde cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının (17-25 Aralık 2013) üzerini örtmek asla mümkün olmayacaktı. 

Bu tezimi bizzat Deniz Baykal’a anlatmak istedim. Kendisinden randevu talep ettim ve 2014’ün son ayında Ankara’da bir araya geldik. Baykal, ülkedeki milli unsurların tasfiye edildiği görüşüne katıldığını söyledi. Bunun bir plânın parçası dâhilinde olduğunu düşünüyordu. Fakat kendisine yapılan operasyonla, Muhsin Yazıcıoğlu’nun öldürülmesi ve Hizmet Hareketi’ni tasfiye operasyonu arasında bağ olup olmadığı noktasında henüz net bir kararı yoktu. Sohbetimizde, Yazıcıoğlu ile ilgili görüşlerini de dinleme fırsatı buldum. Merhum Muhsin Bey için, “Milli bir insandı. Geçmişinde tartışılır noktalar olabilir. Fakat son tahlilde bu toprakların evladıydı” dedi. Baykal aynı şekilde Hizmet Hareketi’ni ‘milli bir hareket’ olarak tanımladı. Cemaat’e yönelik eleştirisi ise ‘siyasete fazla angaje oldukları’ yönündeydi…”