Özelleştirmeye karşı “Vakıf Bedduası”

 

vakıfbank

 

Vakıfbank, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün girişimi ile Vakıf Paralarının Nemalandırılması Genel Müdürlüğü’nün yerine Başbakan Adnan Menderes’in talimatıyla 11 Ocak 1954 tarihinde 6219 sayılı özel yasa ile kurulmuştur. Vakıflar Bankası adıyla kurulan banka; “Vakıfların nakit mevcudunun en verimli bir şekilde nemalandırılmasını hem de vakıf akar ve işletmelerinin iktisadi icaplarına en uygun tarzda idarelerini temin gayesiyle kurulmuştur.”

Vakıflar Bankası günden güne büyürken gerçekleştirdiği dönüşümlerle Vakıfbank’a dönüştü. Vakıfbank’ın özelleşmesi ilk 1990’lı yılların sonunda gündeme geldi, dönemin Özelleştirmeden sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova Vakıfbank’ın özelleştirilme gayesini Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Vakıfbank’taki yüzde 20 hissesini satarak, Anadolu’daki bütün tarihi eserlerin tamir ve bakımını yaptırmak olarak açıklıyordu. Yalova, devrim olarak nitelendirdiği Vakıfbank’ın yüzde 20’sinin özelleştirme çalışmalarını ise şöyle anlattı:

“Benim iradem var. Vakıfbank’ın bu şekilde özelleştirilmesi vakıflar ve Türk kültür tarihinde ihtilaldir. Benim bu yaptığım iş devrimdir. Vakıfbank hisseleri arasında yüzde 20 B grubu hisse Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait. Bu yüzde 20’nin yüzde 19, 70 rüçhan hakkını kullanmak isteyip, sermaye artışlarında parası olmadığı için, artışa katılamadığından sermaye miktarı düşmüş mütevellilere ait. Geriye kalmış binde 28. Konuştum onlarla, bizde bunların akıbetine uğrayacağız. Yüzde 20’lik oranın 19,78’i bu akibete uğramışsa, yasada değişiklik yapmadan, ceplerine dıştan gayri-kanuni para koymadan bu akıbetten nasıl kurtarabilirsin, mümkün değil. O zaman yüzde 20 hisse ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçen, bu nedenle afedersin tuvalette bile istifade edemiyorsun o kağıtlardan. Ben şimdi kanun değişikliği getirdim, Bakanlar Kurulu’nda imzada. Yüce Meclis uygun görürse bunu sattığım zaman 400 milyon dolar civarında para gelecek. Devlet Bakanlığı’na Meclis’in geçen sene verdiği para 228 milyar lira. 400 milyon doları çarp 240 trilyon lira ediyor. 5 trilyon bulamadığımız için geçmişimizle bağlar kuran zenginliğimiz yok oluyor. Ben sadece 240 trilyon paranın faiziyle bile bütün Anadolu’daki tarihi eserlerin bakım ve onarımını yaptırırım. Şimdiden slogan bile arıyorum. Benim aklıma “Tarih onurumuzdur.” geliyor. Ethem Ruhi Fıglalı, “Atalarımız sesleniyor.” dedi.

Vakıfbank’ın özelleştirilmesi amacıyla 4588 sayılı Bakanlar Kurulu’na KHK çıkarma yetkisi veren kanuna dayanarak çıkarılan 606 sayılı KHK, Vakıflar genel Müdürlüğü’ne ait B Grubu hisselerin halka arz suretiyle satılabileceğini düzenliyordu. Ancak dönemin muhalefet partilerinden olan Fazilet Partisi’nin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı iptal başvurusu üzerine Anayasa mahkemesi KHK çıkarma yetkisi veren 4588 sayılı yetki Kanununu Anayasaya aykırı bularak iptal etmiş, yetki Kanunun Anayasaya aykırı oluşu ilgili KHK’nın da Anayasaya aykırılığına temel teşkil edeceğinden Ekim 2000’de 606 Sayılı KHK’da iptal edilmiştir.

FP’nin, Türkiye Vakıflar Bankası’nın (Vakıfbank) kuruluş kanununda değişiklik öngören kanun hükmünde kararnamenin (KHK) iptali istemiyle, 29 Ağustos tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuruda, Vakıfbank hisselerinin Hazine’ye değil Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğu belirtilerek, Vakıfbank’ın bu konumuyla “özel” olduğu görüşü dile getirilmişti. Başvuruda, “KHK hem anayasal dayanaktan yoksundur hem de yasak alana girilmiştir. KHK yasal dayanağa sahip olsa ve yasak alana girmese dahi, Vakıflar Bankası’nı özelleştirmek amacıyla satışa çıkarması gene de hem Anayasa’ya hem de hukukun temel prensiplerine aykırı düşer” denilmişti.

Böylelikle Vakıfbank’da yer alan Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait hisselerin özelleştirilmesi gündemden çıkmıştır

2005 yılında yapılan halka arz ile %25.18’i satılan Vakıfbank’da Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait hisselere dokunulmamıştı. TBMM gündemine gelen tasarıya göre Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait hisselerin Hazine’ye devri tekrar düzenlenmiş sanırız tıpkı 1990’ların sonunda olduğu gibi yine Kanuni Sultan Süleyman’ın vasiyetinde yer alan “Vakıf Duası” ve “Vakıf Bedduası” bol bol dillendirilecektir.

 

Vakıf Bedduası

“Allah’a ve Ahiret gününe inanan, güzel ve temiz olan Hazreti Peygamberi tasdik eden, Sultan, Emir, Bakan, küçük veya büyük herhangi bir kimseye, bu vakfı değiştirmek, bozmak, nakletmek, eksiltmek, başka bir hale getirmek, iptal etmek, işlemez hale getirmek, ihmal etmek ve tebdil etmek helal olmaz. Kim onun şartlarından herhangi bir şeyi veya kaidelerinden herhangi bir kaideyi bozuk bir yorum ve geçersiz bir yöntemle değiştirir, iptal eder ve değiştirilmesi için uğraşır, fesh edilmesine veya başka bir hale dönüştürülmesine kastederse, haramı üstlenmiş, günaha girmiş ve masiyetleri irtikap etmiş olur. Böylece günahkarlar alınlarından tutularak cezalandırıldıkları gün Allah onların hesabını görsün. Mâlik onların isteklisi, zebaniler denetçisi ve cehennem nasibi olsun. Zira Allah’ın hesabı hızlıdır. Kim bunu işittikten sonra, onu değiştirirse onun günahı, değiştirenler üzerindedir. Kuşkusuz O, iyilik edenlerin ecrini zayi etmez…”

Kanuni Sultan Süleyman Vakfiyesinden…

Vakıf Duası

” Her kimse ki; Vakıflarımın bekasına özen ve gelirlerinin artırılmasına itina gösterirse, bağışlayıcı olan Allahu Teâlâ’nın huzurunda ameli güzel ve makbul olup, mükâfatı sayılamayacak kadar çok olsun, dünya üzüntülerinden korunsun ve muhafaza edilsin…”

Kanuni Sultan Süleyman Vakfiyesinden… Hicri 950 – Miladi 1543