Yönetim ve yönetici

yönetim

Fevzi ŞAHİNGÖZ
MEB. E.Başmüfettişi

Arkadan yürüyenler asla yönetici olamazlar…!

Yönetim çekip çevirme, idare etme sanatı ya da kabiliyetidir. Tarih boyunca insanlar ya yönetmiş ya da yönetilmiştir. Çağımızda yönetim, bütün kaynakları ve imkanları en iyi biçimde kullanma bilimi ve sanatı olarak tanımlanmıştır.

Yönetim hiyerarşik bir yapı içinde ast ve üst rollerinden oluşan bir sistemdir. Üst; astlardan görev, itaat, saygı ve sadakat beklemek, kuruluşunu ya da birimini üstlerine, astlarına ve dışa karşı temsil etmek, kurumlar arası yazılı ve sözlü haberleşmeyi temin etmek haklarına sahiptir. Yönetici, kuruluşun amaç ve politikalarını belirlemek, personelini işe uygun seçmek, sorunları, çatışma ve anlaşmazlıkları çözümlemek ve karar vermek gibi işlevsel yetkileri bulunmaktadır. Müzisyen sesleri, ressam renkleri belirli bir amaç için birleştirir ve nasıl ahenkleştirir ise, yönetici de, bilgi ve tecrübesini kullanarak, belli bir amaç için çalışanların gayretlerini birleştirir ve ahenkleştirir. İnsanlar, her biri ayrı ses çıkartan enstrümanlara benzerler. Yönetici, orkestra şefi gibi bu topluluktan gürültü değil, melodi çıkartan kişidir. Yani, kurumda bir yöneticinin rolü, bir orkestra şefinin rolüne benzer.

Cicero, yöneticilikle ilgili olarak; “ bir örgüt yöneticisi rasgele seçilirse, kaptanı, yolcular arasından kur’a ile seçilen bir gemi kadar çabuk batar.” Demektedir. Ayrıca, Atatürk’te bu konuda; “Toplumsal çürümenin temelinde, toplumsal kalkınmanın temelinde de yöneticilerin tavrı yatar” demekle yöneticiliğin çok önemli bir görev olduğunu vurgulamakta ve …”Yöneticinin malzemesi insandır. Herkesi en iyi işe yarayabileceği yerde kullanın”…”Çalışanları, size davranışlarına göre değil, yaptığı işlerdeki başarılarına göre değerlendirin.”…” Hatalarda ısrar etmeyin, çünkü iş yapan hatasız bir yönetici olamaz.”.. “insan sevgisi olmayan bir yönetici başarılı olamaz” gibi bir takım öğütler de vermektedir.. Yöneticilikte insan unsuru çok önemlidir. En kötü rejimle yönetilen bir toplumda bile, en iyi yöneticiler refah ve mutluluk getirebilir.

İnsan, çevresindekileri kişiliği ile idare eder. Herkes ne iş için yaratılmışsa, ona o iş kolay gelir. Fırsatlar yeteneğin ortaya çıkmasına yardımcı olur. Yöneticilikte, yatkınlığın ve yeteneğin yeri çok büyüktür. İsabetli karar vermek bilgiye bağlıdır. Bu bakımdan yöneticinin; hitap, karizma, cesaret, kararlılık, sezgi, basiret, vizyon, tecrübe, kendisine güven, bilgi, anlayış, sorumluluk, zamanlama, paylaşım, dürüstlük ve tahmin gibi vasıflara sahip olması gerekir. Başkalarının izinde yürüyenler, ayak izi bırakamazlar. Sürekli arkaya bakanlar, önünde duranlar hakkında karar veremezler. Kesin kavramları olan emretmeyi becerir. Yöneticiye değer kazandıran şeyler, yaptığı işlerdir. Bir yöneticinin en önemli rolü, iş yaptırmaktır. Zira atı koşturan binicisidir.

Kısacası; el, ayağın çalışmasından memnun değilse, sorumlu baştır.

YÖNETİCİNİN YAPMASI GEREKEN KURALLAR:

• Yönetici, yaratıcı düşünceye destek ve olanak sağlamalı, daima yüz yüze iletişim kurarak, bilgiyi paylaşmalıdır. Öğrenmeyi okulla sınırlı görmemeli, hizmet içi eğitim ile etik ve erdeme önem vermelidir.

• Yönetici, değerlendirmelerini, kişisel görüşlere göre değil, belgelere dayandırmalı ve imzaladığı yazılarda düzgün bir ifade kullanmalıdır. Yöneticinin değerini, imzaladığı yazılar ortaya koyar.

• Yönetici, mevzuat adamıdır. Bu kaynaklarını her zaman yanında bulundurmalı ve çağın teknolojisini, bilgisayarı ve interneti çok iyi bilmelidir. Konulmuş olan kurallara öncelikle kendisi uymalı ve bu konuda kötü örnek olmaktan kaçınmalıdır.

• Yöneticilerin yaptığı işlemin tamamı hukuka dayalı olmalıdır. Yönetici adil ve tarafsız davranmalı ve haklıya hakkını vermeli, haksız olup da hak arayana da haddini bildirmelidir. Fenalıkların ilki ve en büyüğü, haksızlıkların cezasız kalmasıdır. İstismarcı insanları sık sık affetmek, onları ahlaksız yapar. Ödül ve cezalar her zaman gereklidir. Çünkü bunlar iradeyi zorlayan araçlardır. Adalet olmadan düzen olmaz. Adaletin olduğu yerde, öfkenin ve isyanın yeri yoktur.

• Yönetici, katılımcı ve paylaşımcı olmalı, takım çalışmasına ve işbirliğine önem vermelidir. İşbirliğinin olduğu yerde; anlayış, dostluk, kendine güven, rekabet, cesaret, takdir etme, iktidar, iyi niyet vardır. İşbirliğinin olmadığı yerde ise; korku, kıskançlık, muhalefet, husumet, kin, önyargı, baskıcı davranış, iktidarsızlık, aşağılık kompleksi bulunur.

• Yönetici, personeline güven vermeli ve kurumda moral eğitimini ön plana çıkarmalıdır. Bir iş yerinde güven yoksa şüphe ve korku egemendir. Kendisine güvenen kişi dünyayı idare eder.

• Yönetici, gerçek ve hayali konuları birbirlerine karıştırmamalıdır. Dalkavukçu yaklaşımlara asla taviz vermemelidir. Dalkavukçunun insanı boş kaşıkla beslediği hususu hiç unutulmamalıdır.

• Yönetici, tasarrufa azami dikkati göstermeli, sabotaj ve yangınlara karşı gerekli tedbirleri almalı ve personelini bu konuda yetiştirmelidir. Akıllı adam, korktuğu başına gelmeden önce onun çaresine bakar. Tedbir almak, problemi çözmekten daha kolaydır. At çalındıktan sonra, ahırın kapısını kilitlemek para etmez.

• Yönetici, çalışmalarında tutarlı bir yol izlemeli ve kararsızlıktan kaçınmalıdır. Risk almayan ve cesareti olmayan yönetici, başarı sağlayamaz. Cesareti olmayan kişi, keskin kenarı olmayan bıçağa benzer, düzgün kesmez, parçalar, yolar. Cesur adamın bakışları, korkağın kılıcından daha çok düşmanı korkutur.

• Yönetici, sabırlı ve sinirlerine hâkim olmalıdır. Küçük olaylar karşısında sabırlı olmayan, büyük planları gerçekleştiremez. Hiddet ve kin gözleri perdeler, gerçekler görünmez olur. Öfkeli iken verilen kararda isabet yoktur. Yöneticiler, duyguları ile davranmamalı, her zaman mantık yolunu seçmelidir.

• Kişinin doğruyu keşfedebilmesi için, tüm seçenekleri bilmesi gerekir. Bilgi insanı kuşkudan, iyilik acı çekmekten, kararlılık korkudan kurtarır. Yöneticilik bilgi ve tecrübe ister. İsabetli karar bilgi ve tecrübe ile verilir. Tecrübe ilerledikçe, imkânsızlıklar geriler. Bilgi ve tecrübe önceden görme ve harekete geçme imkanı sağlar. Önceden görmek de, hakim olmak demektir.

• Yöneticilik, güç kullanmak değil, başkalarının gücünü kılmaktır. Başkalarından faydalanabilmek için, onların iyi taraflarını bilmek gerekir. Akıl bir başka akıldan kuvvet bulur. Akıllı yönetici, başkalarının aklından ve deneylerinden yararlanır. Bütün sıkıntılar düşünce şeklinden kaynaklanır. Olumsuzluklar karşısında, telaşa düşmeden, moralini bozmadan, sabırla ve azimle, akıl ve yeteneklerini kullanarak, sorunları çözmek için çareler aramalıyız ve bu konuda kötü düşüncelerden, uzak durmalıyız.

• Yönetici, misyonunu ve hedefini belirlemeli, amaç ve hedef net olarak bilinmelidir. Nereye gideceğini bilen kişiye her yol açıktır. Önüne çıkacak zorluklardan ders almalı ve yılmamalıdır. Direnmek, kötü kaderi yenmektir. Azim varsa mutlaka çözüm de vardır.

• İnsanlar kendi hatalarını, yalnız başkalarının gözü ile görebilir. Yöneticinin değeri, birazda başkalarının kendileri hakkında düşündükleri ile ölçülür. Yönetici kendisini, düşünce ve niyetine göre değil, hareketlerine göre ölçmelidir. Yönetici eleştirilere açık olmalı, yardımcılarını, her şeye evet diyenlerden değil, kişilik sahibi ve gerektiğinde kendisini de ikaz edebilecek kimselerden seçmelidir.

• Yönetici davranışlarında, dikkatli ve nazik olmalı, birlikte çalıştığı arkadaşları ile olumlu diyalog içerisine girmeli ve halkla ilişkilere önem vermelidir. Nezaket para ile satın alınmaz ama, her şeyi satın alır. Sevgi ve saygı bütün kalıcı ilişkilerin temelidir. Nerede karşılıklı sevgi ve saygı varsa, orada itimat ve itaat vardır. İtimat ve itaatin olduğu yerde, disiplin vardır. Disiplinin olduğu yerde huzur, huzurun olduğu yerde ise başarı vardır.

• Yönetici, amirleriyle randevu ile ziyaret etmeyi alışkanlık haline getirmelidir. Ayrıca, bir öneriyi çevresine nasıl kabul ettirebileceğini, etkilerinin ne olacağını hesaplamalı ve ancak ondan sonra gündeme almalıdır.

• Yönetici, konuşma sanatı bilmelidir. Konuşurken, sükûnetle ve ustaca, yerinde ve zamanında, anlaşılır ve inandırıcı bir şekilde söz söylemelidir. Kıymet ve takdir çok sözde değil, yerinde ve özlü sözdedir.

• Kurum kültürü değişmeden, bir kurumda kalitenin değişmesi mümkün değildir. Bu bakımdan yönetici, dünyadaki teknik ve kültürel değişmelere paralel olarak, kurumundaki geleneksel anlayışı ve zihniyeti değiştirerek, çağdaş kültürün oluşmasına zemin hazırlamalıdır.
• Atatürk’ün Yöneticilere Öğütleri şunlardır; “Şeffaf olun, Başarılarınızı büyütmeyin, başarısızlıklarınızdan ders alın. insanlar ancak o zaman size güvenirler. Çalışanları geliştirin ve destekleyin, zekice risk almalarını teşvik eden, çalışanlara düşüncelerini ve tavsiyelerini sorun. Her şeyi kendinize mal etmeyin, çalışanların katkılarını unutmayın. Kendinizi eleştirecek kadar olgun olun. Kendinizi kandırabilirsiniz, başkalarını ancak bir süre yanıltabilirsiniz. Çalıştığınız alandaki kişilerin bilgilerlinden faydalanın. Bazı zeki ve becerikli yöneticiler, fiziksel dayanma güçleri olmadıklarından başarısızlığa uğrarlar. Stres altında da normal şartlardaki performanslarını gösteremeyen yöneticiler başarısızlığa mahkûmdur. Yanlış adım attığınızı fark ettiğinizde, geri çekilmekten kaçınmayın. Bilgi toplamak için teknolojiden yararlanın, masraftan kaçınmayın. Davranışlarınızda esnek olun, peşin hükümlerle hareket etmeyin. Espri anlayışınızla karşınızdakilere mesajlarınızı kırıcı olmadan verin. Hedeflerinize adım adım yaklaşın, hedefi gözden kaçırdığınız anda, engelleri görmeye başlarsınız. Bilgilendirdiğiniz kişilerin, bilgileri doğru aldıklarından emin olun. Sorumlu olan kişilerin karar vermesini sağlayın, siz onlara danışmadan karar verirseniz, çalışanlar bu kararlar için sorumluluk duymazlar.İnsan sevgisi olmayan yönetici başarılı olamaz.” Demektedir.

Atatürk’ün yöneticiler hakkında söylediği bu öğütleri daima aklımızda tutalım ve bu öğütlerden yararlanalım.