Can Dündar ve Erdem Gül davası ertelendi

can-dundar-ve-erdem-gul-e-tutuklama-istemi-6329105

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün yargılandığı “MİT TIR’ları Haberi” ile ilgili olarak İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde ikinci defa hakim karşısına çıktı.

MİT TIR’larının durdurulmasına ilişkin görüntü ve haber yayınladıkları gerekçesiyle haklarında dava açılan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilci Erdem Gül’ün yargılandığı davanın ikinci celsesi usul tartışmalarıyla başladı.

Can Dündar ve Erdem Gül’ün duruşma öncesi dışarıda yaptıkları açıklamaların ardından CHP’li vekiller Enis Berberoğlu, Mahmut Tanal, İlhan Cihaner, Barış Yarkadaş, HDP’li vekiller Filiz Kerestecioğlu ve Garo Paylan ile Celal Başlangıç, Hasan Cemal, Nilgün Cerrahoğlu, Mete Akyol gibi gazeteciler ve izleyici kalabalığıyla adliyeye girdi.

Kapalı yapılmasına karar verilen duruşmaya Dündar ve Gül’ün eşleriyle Dündar’ın annesi alındı. Dündar’ın oğlu Ege Dündar ise içeri alınmadı. Ancak avukatlar, oğlunun da içeri alınması için talepte bulundu. Duruşma öncesi yetki belgesi veren 477 avukatın salon dolana kadar duruşmaya alınmasına karar verildi.

Bu arada CHP’li ve HDP’li milletvekillerinin de bir dizi talebi oldu. CHP’li Barış Yarkadaş, Hilmi Yarayıcı, Tuncay Özkan ve Engin Özkoç’un TBMM’nin Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu’nda görev yapmalarını gerekçe göstererek davaya gözlemci olarak katılma talebinde bulundu. 8 CHP’li milletvekili de suçtan zarar gördüklerini belirterek davaya müdahillik talebinde bulundu. 100’ün üzerinde avukatın girebildiği duruşmaya, saat 11.15 sıralarında başlandı. İddianamenin özeti okundu.

Talepleri değerlendiren mahkeme Milletvekillerinin taleplerinin tamamını reddetti, Dündar’ın oğlunun salona alınmasını kararlaştırıldı ve duruşmayı 13.30’a erteledi

Bu arada duruşmanın yapılacağı mahkeme salonuna giden koridorda gerginlik yaşandı. Bazı habercilerle duruşmayı izlemeye gelenler arasında yaşanan bu gerginlik öncesinde Can Dündar’la bazı haberciler arasında da gerginliğe yol açabilecek diyalog yaşandı. Uzun sürmeyen bu diyalog sırasında bazı cep telefonu kameraları kayıttaydı.
Duruşma öncesi İstanbul Adalet Sarayı önünde açıklama yapan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar;“Biz aslında sorgulayan tarafta olmalıydık” dedi. Dündar konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Birincisi duruşmanın tarafları belli oldu. Cumhurbaşkanı ve Milli İstihbarat Teşkilatı müdahil olarak duruşmaya katılacaklar. İkincisi de kapalılık kararı alındı. Burada oturma düzeninde bir yanlışlık var. Cumhurbaşkanı ve MİT müsteşarlığına karşı gazeteciler, biz aslında burada sorgulayan tarafta olmalıydık. Olar suçlanan tarafta olmalıydı. Çünkü davanın özünde uluslar arası suç yargılanıyor. Ben bu oturma düzeninin yakında düzeleceğini ve gerçek olması gereken halini alacağını düşünüyorum. Burada yargılanması gereken biz değiliz. Burada yargılanan gazetecilik . Burada yargılanan haber alma hakkımız. Halkın öğrenme hakkı. Karşı tarafta ise, halktan gizlenen bir suç var. Biz şimdilik savunmamızı yapacağız. Ama artık bu sadece gazetecilik davası olmanın ötesine kaçtı. Uluslar arası diplomatların davayı izleme hakkı da girdi işin içine. Halkın temsilcilerinin, meclisteki temsilcilerinin bu davayı izleyip, izleyemeyeceği de çıktı. Dolayısı ile diplomatlar ve milletvekilleri de hedef haline geldi. Bu davanın tarafı haline geldi”

Can Dündar “Baştan beri burada ortaya çıkan skandalı dünyanın gözünden saklamaya çalışıyorlar. Fakat Adana’da o TIR’lardan çıkan eşyalar, mühimmat gizlenmeye çalışıldıkça uluslararası bir öykü haline geldi. Tam ters tepti. Artık bütün dünyanın bildiği ve Amerika’da Cumhurbaşkanı’na sorulan bir olay haline geldi.Dolayısı ile ne kadar kapatmaya çalışırlarsa o kadar aleniyet kazanıyor. Gene öyle olacak. Cumhurbaşkanı anayasayı tanımadığını, anayasa mahkemesinin kararına uymayacağını söyledi. Biz ona uymayacağız. Biz yasaları, anayasayı tanıyoruz. Mümkün olduğunca saygılı olmaya çalışacağız. O anayasa, bu Anayasa Mahkemesi kararı ve bu yasalar bizi beraate götürecek. Ona inanıyoruz. Sonuna kadar bu davada savunma hakkımızı kullanacağız. Tarihte her zaman kazandık, yine kazanacağız” dedi.

Erdem Gül ise konuşmasında “Bugün burada ne karar verilirse verilsin, sonuçta bu davada gazetecilik yargılanıyor. Haber yargılanıyor. Dolayısı ile burada yargılanmaya çalışılan şey gazetecilik faaliyetidir. Gazetecilik faaliyeti de suç olmadığına göre bu yargılamayı reddediyoruz. Dolayısı ile bu davanın bugün düşmesi gerekiyor” dedi.

Can Dündar ve Erdem Gül’ün avukatı Akın Atalay ise savunmayı 500 den fazla avukatın üstlenmek istediğini belirterek “Arkadaşlar şu ana kadar Can ve Erdem’in müdafiliğini üstlenmek için tahminen beş yüzün üzerinde avukat arkadaşımız görev üstlenmek istedi. Onlar bugün duruşma salonunda olacaklar. Dolayısı ile duruşmanın kamuoyu denetiminden uzak yapılmasını bir nevi avukat arkadaşlarımız engel olmuş olacaklar. Hukuka aykırı, kanuna aykırı kararlara uymamızı kimse bizden beklemesin. Bir tiyatro oyununda rol alan figürler olmayacağımızı şimdiden size duyuralım” dedi.

Bir habercinin, “Geçen hafta duruşmaya konsoloslar da katılmıştı.Cumhurbaşkanımızın buna tepkisi olmuştu. Bu hafta gene katılım olacak mı sorusuna, Can Dündar, “Konsoloslardan bilmiyorum gelip gelen olup olmadığını. Ama onlar gereken cevabı verdiler, biliyorsunuz. Bu davayı izlemek en doğal hakları. Türkiye’de hukuk var mı yok mu? Takip etmek bütün yabancı diplomatların hakkı” dedi.

Bir gazetecinin savcılık soruşturmasını haber yapan gazetecilere 100’er bin TL’lik tazminat davası açtınız. Bununla ilgili bir şey söylemek ister misiniz? şeklindeki soruya “Biz gazetecileri ayırıyoruz diğer tetikçilerden. Tetikçileri gazetecilerden ayırmayı öğrendiköyanıtını verdi. Can Dündar ve Erdem Gül, aralarında gazeteci, milletvekili ve sivil toplum temsilcilerini alkışları arasında İstanbul Adalet Sarayı’na girdi.

Can Dündar ve Erdem Gül’ün yargılandığı dava ertelendi. Dündar ve Gül mahkeme salonundan ayrıldı.
kaynak: DHA