Ekonomiye güven azalıyor

pazar

‘Haziran 2015 Seçimlerine Giderken Kamuoyu Dinamikleri’ araştırmasına katılanların yüzde 48’i ekonomi hakkında olumsuz görüş bildiriyor. Bu oran 2013’te yüzde 24 idi.

Koç Üniversitesi’nden Ali Çarkoğlu ve Selim Erdem Aytaç ile Ohio Eyalet Üniversitesi’nde Erik Nisbet tarafından yapılan ‘Haziran 2015 Seçimlerine Giderken Kamuoyu Dinamikleri’ araştırması yayımlandı. Araştırmaya göre seçmenlerin çoğu, Türkiye’nin en önemli sorunlarının ekonomi odaklı olduğunu söylüyor.

Araştırmaya katılan 2 bin 201 kişinin yüzde 56’sı işsizlik, geçim sıkıntısı, yoksulluk, enflasyon, ekonomik kriz gibi kaygılara sahip ve bunların Türkiye’nin en önemli sorunları olduğunu belirtiyor. Ekonominin durumu hakkında olumsuz görüş bildiren seçmenlerin oranı 2013 yılında yüzde 24 iken, 2014 yılında yüzde 30’a, 2015 yılında ise yüzde 48’e yükseldi.

Ekonomik değerlendirmelerde AK Parti seçmenleri daha pembe bir tablo çizerken, muhalefet partilerinin seçmenleri oldukça karamsar. AK Parti, ekonomi konusunda muhalefet partilerinden daha yetkin görülüyor. Ancak önceki iki genel seçim öncesindeki araştırmalarla karşılaştırıldığında, CHP ve MHP’nin Türkiye’nin sorunlarını çözebileceği algısında belirgin bir artış var.

İktidarın son 4 yıldaki icraatları arasında en başarılı bulunanlar başörtüsü sorununun çözülmesi, sağlık hizmetleri ve kentsel dönüşüm. Başarısız bulunduğu üç konu ise işsizlik, Suriye politikası ile rüşvet ve yolsuzluk.

AK Parti seçmenlerinin yüzde 83’ü önümüzdeki seçimin adil olacağını düşünüyor. Muhalefet partileri seçmenleri için bu oran yüzde 26.

Benzer bir kutuplaşma yolsuzluk konusunda da var. AK Parti seçmenlerinin %19’u, muhalefet partileri seçmenlerinin de %53’ü kamu görevlilerinin çoğunluğunun yolsuzluğa bulaştığını düşünüyor.

Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 27’si Türkiye’de başkanlık sisteminin parlamenter sisteme göre daha iyi olacağını düşünüyor. Bu ifadeye katılmayanların oranı ise yüzde 46. AK Parti seçmenleri arasında da başkanlık sistemini destekleyenler yüzde 43 düzeyinde.

Seçmenlerin yüzde 60’ı Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu düşünüyor. Yaklaşık üçte ikisi de yeni anayasa için iktidar ve muhalefet partilerinin anlaşması gerektiğini belirtiyor.

AK Parti seçmenlerinin yüzde 31’i Meclis’te çoğunluğu olan partinin istediği düzenlemeyi yapabilmesini savunsa da, diğer seçmenlerde bu oran yüzde 18.

HDP seçmeni, Kürt sorunu ve barış sürecine diğerlerinden daha yüksek vurgu yapıyor. AK Parti ve MHP’li seçmenler ise terör ve ulusal güvenlik sorununu öne çıkarıyor.

Kürt sorunu ve çözüm süreci tartışmalarında gündeme gelen birçok konuda AK Parti, CHP ve MHP seçmenleri benzer tutumlar gösteriyor. Seçmenlerin yaklaşık yüzde 60’ı Kürt siyasi hareketinin nihai hedefinin bağımsız bir devlet kurmak olduğunu düşünüyor.

Kürt sorununun çözümü için yerel yönetimlere daha fazla yetki verilmesi, Anayasa’daki vatandaşlık tanımının daha kapsayıcı hale getirilmesi, genel af, kamu kuruluşlarında Türkçe dışında hizmet verilmesi ve ilköğretimin Türkçe dışında dillerde de yapılabilmesi gibi önerilere destek yüzde 50’nin altında.

Araştırmaya göre, 2007 ve 2011 seçimleri öncesi ile karşılaştırıldığında toplumdaki demokrasi talebi arttı. Bunun gerçekleşeceği yönündeki beklentiler ise azaldı.

Muhalefet partilerinin seçmenlerinin yüzde 75’i Türkiye’de ifade özgürlüğü olmadığını düşünüyor. AK Parti seçmeninin ise yalnızca yüzde 28’i ifade özgürlüğünde sorunlar olduğunu belirtiyor. Diğer AK Parti seçmenleri daha olumlu değerlendirmelerde bulunuyor.

Devletin insan haklarına saygı göstermediğini söyleyenlerin oranı yüzde 45 düzeyine ulaştı. Bu oran, 2007’den bu yana sürekli artıyor.

İdeolojik görüş olarak seçmenlerin yüzde 24’ü kendini solda, yüzde 17’si merkezde, yüzde 40’ı ise sağda görüyor. Kendini solda gören seçmenlerin oranı 1990’dan bu yana ölçülen en yüksek seviyede.

Araştırma kapsamında 49 ilde 2201 katılımcı ile yüz yüze görüşme yapıldı. Katılımcılar Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’nden rastgele örneklem ile seçildi. 19 Mart – 26 Nisan 2015 tarihlerinde katılımcılarla görüşüldü.

Araştırma Açık Toplum Vakfı, Koç Üniversitesi ve Ohio State University School of Communication desteğiyle yürütüldü.

(Kaynak: Al Jazeera Türk)