“Koalisyona Saray’daki Beyefendi engel oldu”

kılıçdar

CNN TÜRK’te gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal’ın aday yapılmayacağı iddialarını yalanladı. Vatan Partisi ile ittifak konusuna da açıklık getiren CHP lideri, Dağlıca ve Iğdır’daki terör saldırıları sonrası Türk-Kürt çatışmasının zemininin yaratılmaya çalışıldığını savundu.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;

Perşembe günü Parti Meclisi’ni topluyoruz. Konuyu görüşeceğiz, cuma günü de YSK’ya listeleri teslim edeceğiz.

Merkez Sağ’dan partimize gelenler var. Merkez Sağ’dan geliyorlar diye özel bir çabamız yok. Geçmişte kendisini orada konumlandıran pek çok arkadaş, kendi konumunun CHP içerisinde olması gerektiğini düşünüyor biz de kabul ediyoruz.

Türkiye öyle bir noktaya geldi ki Cumhuriyet ve baskıyı savunanlar karşı karşıya. Sağ-sol karşıtlığının yerini rejim kaygısı almış durumda.

MEHMET ALİ BAYAR OLACAK MI?

Hayır. Kendisi son derece birikimli birisi. Bizim listeler bir anlamda kilitlenmiş durumda.

KORAY ÇALIŞKAN’IN DANIŞMAN OLACAĞI İDDİASI

Onları görüşeceğiz yarın.

UMUT ORAN, BURHAN ŞENATALAR LİSTEDE OLACAK MI?

Yarın görüşeceğiz onları da. Partimizin kültüründe kararı Parti Meclisi verir. Bu kültürü yaşatmak istiyorum. Ben şu olacak bu olacak dediğim zaman Parti Meclisi’ne müdahale etmiş oluyorum. Son sözü Parti Meclisi verecek.

Önseçimle seçilenlere özel bir saygı duymamız gerekiyor. Bunlar kazandılar ve geldiler. Özel bir sıralama yapmamız sözkonusu değil.

YER DEĞİŞMELER OLABİLİR Mİ?

Önseçimle gelenlere hiçbir biçimde müdahale etmeme gibi bir kuralımız var. Önseçim yapılmayan iller var K.Maraş gibi, Tunceli, Ardahan, Kars gibi. Oralarda eğer daha önce milletvekili adayı olup kazanamamışsa oralarda değişiklik yapacağız.

İHSAN ÖZKES’İN YERİNE KİM GELECEK?

Yarın görüşeceğiz. Doğrusunu isterseniz herkes gibi beni de şaşırttı.

KILIÇDAROĞLU İZMİR’DEN Mİ ADAY OLACAK?

Evet.

İHSAN ÖZKES’İN YERİNE BİR DİN ADAMI MI ADAY OLACAK?

Kendisi bir politikacı olarak gelmişti. Din adamını din adamı olarak getirip siyasette kullanmayı doğru bulmuyoruz. Sosyal-demokrat kültüre sahiptir gelir. Bekaroğlu’nun güzel yayınları da var. Yarın akşam bakacağız.

DENİZ BAYKAL ADAY YAPILMAYACAK MI?

Deniz Baykal’ın aday yapılmayacağı iddiaları doğru değil, o da seçimle geldi. O gazetelerde yazılanları ben de hayretle takip ediyorum; anlamakta zorlanıyorum. Neden değiştirelim? Baykal’ın büyük hizmetleri var bu partiye.

“ÖNSEÇİM YAPTIK DİYE OYLARIMIZDA ARTIŞ OLMADI”

7 Haziran seçimlerinin kendine has koşulları vardı. HDP’nin parti olarak seçimlere girmesi, baraj sorunu olması, toplumun duyarlı kesiminin HDP’nin barajı aşması yönündeki düşünceleri… Önseçim yaptık diye oylarımızda artış olmadı. Birkaç istisna dışında.

VATAN PARTİSİ İLE İTTİFAK OLUR MU?

İttifak olmayacağını Doğu Perinçek’e de ifade ettik.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN İLE İLİŞKİLER

Erdoğan benim muhatabım değil. Ne yaparsa yapsın onunla polemiğe girmeyeceğim. Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlığı bizden çok Davutoğlu’nu etkiliyor. Cumhurbaşkanı tarafsız olmadığı için sağduyu çağrısı da yapamıyor. Cumhurbaşkanı’nın meydanlara inmesi AK Parti için negatif etki yapmıştır.

ERDOĞAN’IN MİTİNGLERE KATILMASI

Bana göre negatif etki yapmıştır. Çift başlı bir yönetim gerçeği ortaya çıktı. Temel sorunlarından birisi bu Türkiye’nin. Sağlıklı yönetilmiyor. Başbakan kim, Cumhurbaşkanı kim belli değil. AKP Genel Başkanı kim o da belli değil. Bu tablo kaos yaratıyor. Bakan ve Başbakan atlanıp Erdoğan’a bilgi veriliyor, muhatap alıyorlar.

AK PARTİ YÖNETİMİ

Gömleğin düğmesi önce yanlış iliklendi. Erdoğan, Davutoğlu’nu alarak, kongre yapılmadan, Davutoğlu’nu ilan etti. ‘Asla toz kondurmam’ dedi. Daha sonraki bütün aşamalarda, ana belirleyici unsur olarak ortaya çıktı. ‘Gerçek Genel Başkan benim’ dedi. ‘Fiili başkanlığı getirdim, Anayasayı değiştirip uydurun’ dedi kendisi.

G20’ye bugüne kadar Başbakanlar katılmıştır. Şimdi Erdoğan diyor ki ‘Ben katılacağım.’ Neden Sayın Gül katılmıyordu? Başbakan bildiğimiz Başbakan değil daha ne söyleyeyim.

Küba yatırıma çağırıyor.

“MEDYA ÜZERİNDEKİ BASKILAR”

Medyayı ya da bazı yazarları ‘terörist’ diye suçlayınca onlara ‘terör ne’ diye sormak lazım. Askeri öldürene biz ne diyeceğiz? O kültür onlarda var gerçi. ‘Kitap bombadan daha tehlikelidir’ diye. Ama şu var, medya üzerindeki baskıları birden fazla incelemek lazım. Devlet Bankaları’nın ve AKP’nin kontrolü altında olan kurumların belli yerlere ilan vermemesi. Turkcell AKP’nin kontrolüne geçtikten sonra sadece havuz medyasına ilan veriyor. Ziraat, Halk Bankası’nın da reklamları oraya akıyor. Hükümetin dolaylı olarak, finans baskısı bu.

İkinci olarak siyasal baskı. Mitingdeki konuşmalarda zorunlu olarak otokontrol yapabileceği bir ortam oluşturmaya çalışıyor, bunu yapmak istiyorlar. Bunda başarılı oldular ama istedikleri noktaya gelemediler.

Üçüncü olarak bir gazeteyi susturacağız. O gazeteyi, sahibini terörist ilan edelim. Bir algı. Bunu da yapmaya başladılar. Gerçekten ilk iki aşamada başarılı olamayınca üçüncü aşamaya geçtiler.

TERÖRÜN ÇÖZÜMÜ

Geçmişte yapılanları masaya yatırırdık. Olabildiğince olayı toplumsallaştırmak. Bu sorun yani sadece benim değil Türkiye’nin sorunu. Ne görüşüldü bu güne kadar, Akil İnsanlar onu da anlatamadı. Bu sorun nasıl çözülecek? Doğru ya da yanlış, bize göre bunun adresi TBMM. Orada çözülmesi lazım.

Terörle sorunun çözümünü ayırmamız lazım. Kim eline silah aldıysa kusura bakmasın. AKP gibi yapmayız biz. Kürt vatandaşlar var mı, temsilcileri var mı? Oturup konuşuruz. HDP de var Diyarbakır’da geniş bir sivil toplum oluşumu var. Sizin muhatap alacağınız yapı var zaten. Fakat bunlar PKK’yı muhatap aldı, ona söz verdi.

Erdoğan ‘olumlu gelişmeleri’ nasıl yakalayacak? 400 milletvekille mi? Perdenin arkasındaki olaylar, hangi sözlerin verildiğini, hükümetin hangi adımların attığını bilmiyoruz.

Öteden beri bizim bir anlayışımız var. Meşru organlar, gayrımeşru organlarla muhatap olmazlar. PKK’nın saldırıları durdurması lazım

İstanbul, Ankara, İzmir’i düşünelim. 9 gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi diyelim. İsyan etmez miyiz? 9 gün dile kolay. Yaşamayınca yeterince insanlar fark edemiyor. Fırınlar kapalı. Ne olacak? ‘Türkiye’yi bu hale kim getirdi?’ bu soruyu sorsunlar. Türkiye bu aşamaya adım adım geldi. Sadece PKK değil. Kim terörü bir çıkış noktası görüyorsa orada lanetleriz, orada bir sorun yok.

HDP’YE ÇAĞRI

HDP’yi gayrımeşru organ ilan etmek doğru değil. Halkın oylarıyla gelmiş. Dolayısıyla meşru bir organ kabul etmeliyiz. Bunu etmezsek demokrasiyi kabul etmemiş oluruz. HDP’yi eleştirebilir, düşüncelerini kabul etmiyor olabiliriz. Ama 80 milletvekili alan bir partiyi yok saymak doğru değil. HDP, bu süreçte iyi bir sınav vermedi. HDP, PKK ile arasına açık ve net bir mesafe koymak zorunda.

Bu sorunun çözümü için akılcı politikalar üretilmeli. Sorunu çözecek kişinin ya da partinin dürüst ve samimi olması lazım. Karşı tarafı yanıltan bir politika yapmaması lazım. Beyefendi’nin gizli, kişisel ajandaları vardı.

KÜRT SORUNU

30-35 yıllık bir sorundur bu ve çözülemedi. Bunu CHP dışında hiçbir parti çözemez. Bu sorunu ancak CHP çözer. Biz bu sorunu ortak akıl ile çözeriz. İngiltere nasıl çözdü bu sorunu diye oraya vekil gönderdik. Güney Amerika’ya biz vekil gönderdik. Onlar yapamadılar. Onların sorunu çözmek gibi bir düşüncesi yoktu. Onların hesabı Kürtler’in oyunu nasıl yaparız üzerineydi. Bu sorunu ancak CHP çözer. İnanarak söylüyorum.

Çözüm için parlementoda uzlaşma komisyonu kurulmalı. Bir yöntem önerdik. Bir yasa geldi, onun bir maddesinde ‘Belirli aralıklarla kamuoyuna bilgi verilecek’ dendi, verilemedi. PKK, Kandil’e çekilse dahi silah bırakamaz. Bu gerçeği görmemiz lazım. IŞİD ile çarpışıyorlar, ABD de destek veriyor.

SEÇİM VAATLERİ

Parlementoyu hemen toplayalım. Bu kanunu hemen çıkaralım ve bu işi bitirelim. Emekliye Kurban ve Ramazan Bayramı’nda ikramiye verelim. Kurban Bayramı’na yetiştirelim. Söz verilmesi lazım. Hükümetin ‘Evet biz de verilen sözün arkasında duruyoruz’ demeliler.

Onlar buna katılmazlar. Diyorlar ki emekliye vereceğiz ama seçimden sonra vereceğiz. Seçimden sonra yine aynı bütçe. Ee şimdi ver. Emekli gerçekten geçinemiyor. Toplanalım hemen. Tüm siyasi partiler de ‘evet’ derler. Hatta onlar versinler bu kanun teklifini. CHP yapmış da olmasın.

‘Emekli’nin durumunu iyileştireceğiz’ diyorlar. Ne zaman? Seçimden sonra.

Kişi başına gelir artsa da emeklinin geliri artmıyor. Ona mutlaka milli değerden pay vermemiz gerekiyor.

Güzel vaatlerimiz olacak.

KOALİSYON GÖRÜŞMELERİ

Saray’daki Beyefendi engel oldu. Koalisyonla ilgili olumsuz bir cümle kurmuştu: İntihardır. Ahmet Bey’in koalisyon kurması intihardır demişti.

AKP’nin tek başına bu ülkeyi yönetmesi sıfırdır. Herkesin bunu bilmesi lazım. 280 milletvekili çıksa da sıfırdır. Yönetme erkini kaybetmiştir. Dünyadan soyutlanan bir iktidar var. Meşruiyet tartışması var. Kendisini yönetemeyen bir parti Türkiye nasıl yönetecek? Türkiye bu koşullarda yönetilemez. Zaten Türkiye bir kaosun içerisinde.

AK Parti ilk iktidar olduğunda ve sonraki yıllarında çok güzel mesajlar verdi. Büyük fonlar geldi, yabancı sermaye geldi. Şimdi bu süreç tam tersine döndü. Güven yok. İtibar yok. Dolar da Euro da aldı başını gidiyor. Böyle bir iktidar sadece Türkiye’de değil tüm uygar dünyada kaygıyla izlenen bir duruma geldi. ‘Ne olacak bu Türkiye’nin hali’ diyorlar.