Tunceli’nin değil Üniversitenin Adı Değişti!

 

tunceli

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun  merakla beklenen Tunceli programında “Dersim” açıklaması gelmedi.  Başbakanlık ve AK Parti çevreleri bu ziyarette Tunceli’nin isminin  “Dersim“olarak değiştirileceği müjdesini vereceğini söylüyordu. Bu beklenti gerçekleşmedi. Yine cemevlerine yasal statü, dedelerin konumu ve zorunlu din derslerine ilişkin Başbakan Davutoğlu yeni bir açıklama yapmadı. Tunceli’de Alevilere sıcak mesajlar veren Başbakan Davutoğlu, şehirdeki Üniversitenin adının “Munzur” olarak değişeceğini, askeri kışlanın da “Dersim Müzesi” olacağını söyledi.

İçişleri Bakanı Efkan Ala, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, eski bakan Binali Yıldırım’ın da eşlik ettiği Tunceli ziyaretinde Başbakan Ahmet Davutoğlu Valiliğin yanısıra cemevi ziyareti yaptı.

 

Başbakan Davutoğlu’nun Tunceli’de şu mesajları verdi:

— Dersim’de eski kışla müzeye dönüştürülecek ve adı a Dersim Müzesi olacak. Bunu için 10 milyon liralık ödeneğin talimatını verdik. Ziyaret ettiğimiz bütün yerlerin yolları yapılacak. Dersimli kardeşlerimiz oralara en iyi şartlarda gidecek ve hepsi restore edilecek. 12 milyon liralık bir kaynak ayırdık. Rektörümüz üniversitenin adının Munzur Üniversitesi olması istedi biz de kabul ettik. Empati yapıp psikolojik eşiği aştıktan sonra hepimizin üzerinde durması gereken eşit vatandaşlık bilincini geliştirmektir.

— Alevi kardeşlerimize karşı hiçbir ayrımcılık yapılmasına izin vermeyiz.

— Cemevleriyle ilgili talepleri Alevi kanaat önderleriyle konuşacağım.

— Bundan sonra da bizim atamalarımızda görevlendirmelerimizde tek bir ölçümüz vardır. Liyakat, liyakat, liyakat. Herhangi bir bürokratik kademede Alevi vatandaşlarımıza bir ayrım varsa bunun bizzat takipçisi olacağım.

— Din kültürü ve ahlak dersi konusunda daha önce de kanaatlerimi arz ettim. Bu derslerde Alevi vatandaşlarımıza dönük herhangi bir tahkir gibi bir tek cümle dahi olsa bunu hepimize yapılmış kabul ederiz.

— Yeni Türkiye’de kimse inancı etnik kimliği nedeniyle ötekileştirilmeyecek. Acıları anlamadan, hüzünleri yaşamadan gönlümüzün diliyle hitap edemeyiz.