Tezkere Meclis’ten geçti!

Irak ve Suriye’ye sınır ötesi operasyon konusunda hükümete verilen yetkiyi bir yıl süreyle uzatan tezkere, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi

TBMM Genel Kurulu’nda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) gerektiği takdirde sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmasına yönelik Başbakanlık tezkeresinin süresinin 1 yıl uzatılması kabul edildi.

Tezkere’de, “Türkiye’nin yüksek menfaatlerini etkili bir şeklide korumak ve kollamak, gelişmelerin seyrine göre ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak için süratli ve dinamik bir politika izlenmesine yardımcı olmak üzere hudut, şümul, miktar ve zamanı hükümetçe takdir ve tayin olunacak şekilde, TSK’nın gerektiği takdirde sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara yönelik olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması, bu kuvvetlerin hükümetin belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilebilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin TBMM kararı ile hükümete verilen bir yıllık izin süresinin, aynı kararda belirlenen ilke ve esaslar dahilinde, 2 Ekim’den itibaren bir yıl uzatılması Anayasa’nın 92. maddesi uyarınca kararlaştırılmıştır” ifadesine yer veriliyor.
Tezkere’nin gerekçesinde, Türkiye’nin güney kara sınırları boyunca ulusal güvenliğine dönük risk ve tehditlerin arttığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Irak’ın kuzey bölgesinde silahlı PKK terör unsurları varlığını sürdürmektedir. Suriye ve Irak’ta diğer terör unsurlarının sayısı ve ortaya koydukları tehditte de önemli artış gözlenmektedir. Nitekim, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 2170 (2014) ve 2178 (2014) sayılı kararlarıyla Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını teyit etmiş, bu ülkelerdeki terör faaliyetlerini kınamış, DEAŞ ve benzeri terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı Birleşmiş Milletler üyesi tüm ülkelere 1373 (2001) Sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı ve uluslararası hukuk çerçevesindeki sorumluluklarına uygun şekilde gerekli tedbirleri alma çağrısında bulunmuştur. Komşumuz Irak’ın toprak bütünlüğünün, milli birliğinin ve istikrarının korunmasına büyük önem atfeden Türkiye, terör gruplarının Irak’taki mevcudiyetine ve bunun doğurduğu tehditlere karşı askeri, siyasi ve diplomatik tedbir ve girişimlerini artırarak sürdürmek durumundadır.”

Suriye’de rejimin beşinci yılına giren şiddet politikalarının, terör gruplarına desteğinin ve halkının etnik ve mezhepsel farklılıklarını fiili çatışmaya dönüştürme siyasetinin insani durum, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar bakımından yol açtığı risk ve tehditlerin devam ettiği vurgulanantezkerede, şu ifadelere yer verildi:
“Bu çerçevede, ilk olarak 2007 yılında kabul edilen ve altı defa uzatılan Irak tezkeresi ile 2012 yılında kabul edilen ve bir defa uzatılan Suriyetezkeresinin 2014 yılında tek bir metin halinde kabulünü zaruri hale getiren ve ulusal güvenliğimizi tehlikeye atabilecek her türlük risk, tehdit ve eyleme karşı uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımız doğrultusunda gerekli önlemlerin ulusal düzeyde tespit edilerek hayata geçirilmeye devam olunması, bunun yanı sıra DEAŞ ve benzeri terör örgütleriyle mücadele amacıyla oluşturulan uluslararası koalisyon bünyesinde Türkiye’nin de iştirak ettiği faaliyetlerin sürdürülmesi önem taşımaktadır.”
Tezkerede, Türkiye’nin ulusal güvenliğine yönelik terör tehdidi ve her türlü güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her türlü tedbiri alacağına dikkat çekilerek, Irak ve Suriye’deki tüm terörist örgütlerden ülkeye bundan sonra yönelebilecek saldırıları bertaraf ve kitlesel göç gibi diğer muhtemel risklere karşı ulusal güvenliğin idame ettirilmesinin sağlanacağı bildirildi.

Seçim hükümetinin geçici Bakanlarının yemin etmesine CHP’nin yaptığı itiraz kabul edildi. Oturuma ara verildi. Meclis’te aranın ardından, bağımsız bakanların yemin edip etmeyeceği Meclis Başkanvekili Koray Aydın elektronik oylamayı başlattı.

Bağımsız bakanların ‘bağımsız’ olmadıkları gerekçesiyle yemin etmemeleri oylandı. CHP, MHP ve HDP ilk kez aynı oyu kullandı ve ‘hayır’ dedi. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, bağımsız bakanların yemin etmemesi durumunda Cumhurbaşkanı’nın yeni bir Bakanlar Kurulu listesi göndermesi gerektiğini söyledi.

Yapılan üçüncü oylama sonucunda bakanların yemin etmesine karar verildi. HDP’li vekiller sıra kapaklarına vurarak, yemin etmeye başlayan İçişleri Bakanı Selami Altınok’u protesto etti. Protestoların ardından Aydın, oturuma ara verdi. Aranın ardından yeniden başlayan oturumda bakanlar yemin etti.

Yemin edilmesinin sona ermesinin ardından tezkere görüşmelerine başlandı. Irak ve Suriye’ye sınır ötesi operasyon konusunda hükümete verilen yetkiyi bir yıl süreyle uzatan tezkere, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Koray Aydın başkanlığında olağanüstü toplandı. Genel Kurul’da, Irak ve Suriye’deki terörist örgütlerden Türkiye’ye yönelebilecek saldırıların bertaraf edilmesini öngören Başbakanlık Tezkeresi görüşmesi, RTÜK’te CHP’den boşalan üyelik için seçimi ve geçici seçim hükümetinde yer alan bağımsız bakanlar yemin etti.

Habertürk Ankara’dan Ateş Tümer’in haberine göre, CHP’den istifa ettikten sonra 30 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen resepsiyona katılan Bağımsız İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, Twitter paylaşımlarıyla CHP’lilerin tepkisini çekmişti. Özkes, Meclis’teki olağanüstü toplantıda komisyon sıralarında tek başına oturdu.

TBMM Başkanvekili Aydın, birleşimi açtıktan sonra yaptığı kısa konuşmada, gündeme geçmeden önce, Türk milletinin egemenliğinin sembolü olan Yüce Meclis’i yöneteceği ilk gün, çok kısa duygu ve düşüncelerini ifade etmek istediğini belirtti.

Aydın, şunları kaydetti: “Bugün, milletimizin gözü ve kulağı buradadır. Bugün, Gazi Meclis’in kurtarıcı ve kurucu iradesi buradadır. Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının ruhaniyetleri buradadır. Bu Meclis, Türk İstiklal Savaşını yapmış, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bağrından çıkarmış ve en kritik zamanlarda aldığı kararlarla da vatanımızın, milletimizin ve devletimizin bekasını sağlamıştır. 95 yıllık parlamento tarihimizin bize kazandırdığı engin tecrübelerle, bütün sorunlarımızın üstesinden geleceğimize olan inancımız tamdır. Buradan vereceğimiz güzel mesajlar ve aldığımız kararlar, ülkemizin en ücra köşelerinde yankı bulmakta, ülkemizin ve milletimizin birliğine ve dirliğine katkı sunmaktadır. Buradaki tutum ve davranışlarımızla seçimlere daha hoşgörülü bir atmosferde gitmek için öncü ve örnek olabiliriz. Bugün burada yapacağımız görüşmelerde kullanacağımız söz ve üslupla güzel bir başlangıç yapabiliriz. Sevgi ve hoşgörü timsali Yunus Emre’nin dediği gibi; ‘Söz ola, kese savaşı, söz ola, kestire başı.’ Şairin çağlar öncesinden işaret ettiği gibi, kırıcı ve incitici değil, birleştirici ve bütünleştirici dil kullanmasını özellikle istirham ediyorum.”

CHP adına söz alan Manisa Milletvekili Özgür Özel, 8 bakanın anayasaya aykırı bir şekilde atandığını savundu. Özel, “Partimize 5, MHP ve HDP’ye 3’er bakanlık düşüyor. Ancak ayıplı bir uygulama ile milletvekillerine yapılan çağrıyı CHP’nin 5 milletvekili reddetmiştir. Atanan 3 bakana itirazımız yok. Ama diğerleri AKP’li olup, hülle yoluyla bağımsız durumuna gelmiştir” ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın ise şu ifadeleri kullandı: Cumhurbaşkanımıza saygısızlığı yapan sizsiniz. Yüzde 52 ile işbaşına gelen zatı muhtereme hakaret etmenin hiçbir amacı yoktur. Siz azınlık hükümetine tamam dediniz de Cumhurbaşkanımız mı yok dedi? Ben saraya gitmem diyenlere Cumhurbaşkanı tabii ki yetki vermez. Onun takdir hakkı da Cumhurbaşkanı’ndadır.”

Ardından HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken söz aldı. Meclis’in tezkere için toplanmasını eleştiren Baluken, “Ülkenin dört bir tarafından oluk oluk kanın aktığı dönemde Meclis’in savaş tezkeresini görüşmek üzere olağanüstü toplanması utanç verici” dedi.

Çözüm süreci ve koalisyon süreci üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da eleştiren Baluken, “Seçim kabinesi 7 Haziran’da oluşan halk iradesinin boşa çıkarılmasının bir sonucudur. Çözüm süreci masasını deviren Cumhurbaşkanı koalisyon sürecine de müdahale etmiştir. Anayasada sarayın yolunu bilmeyenlere hükümet kurma görevi verilmez diye bir yerde yazmıyor” ifadelerini kullandı.

 

 

kaynak: Habertürk