Zaman ve Samanyolu’na el koyma planı mı yapılıyor?

1161964-85519_ekrem_1

 

Ankara’da bu iddia  konuşuluyor. İktidar Partisi , Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV’ye el koymaya mı çalışıyor? Sosyal medyada dile getirilen ve fısıltı halinde dolaşan iddiayı Zaman Gazetesi Genel Yayın

Yönetmeni Ekrem Dumanlı’da gündeme taşıdı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ile Yalova Milletvekili Muharrem İnce’de aynı iddiayı dile getirdi. İnce “Operasyonun amacını herkes biliyor. Türkiye’de

herkes Zaman gazetesi ve Samanyolu televizyonunayapılanların amacın ne olduğunu biliyor. Geçmişte el koydukları gazeteler, televizyonlar vardı. İktidarın borazanı olacaktı, olmuşlardır. Bugün de yapılmak istenen; bu yapılara el koyup

kendi borazanları yapmak istemektedirler.Hukuksuzluktur, doğru değildir, yakışmamıştır. Ama millet bunların farkındadır, hiç kimse merak etmesin.” ifadelerini kullandı. Tanrıkulu, konu hakkında Meclis’e soru önergesi verdi.

 

Zaman Gazatesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı,, Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan BM Genel Sekreteri BanKi moon’a,

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin

Schulz’a, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nden Freedom House’a, iş dünyasından STK

temsilcilerine kadar birçok isme gönderildi. İki makale ve bir haber sebebiyle

suçlandığını söyleyen  Dumanlı, “Türkiye’de bütün medya kuruluşları ve ticarî

şirketler tehlike altında. Basın özgürlüğü ve fikir hürriyetinin ayakta kalabilmesi için

demokrasiye, medya özgürlüğüne ve evrensel hukuka inanan sizlerin desteğini

bekliyorum.” ifadelerini kullandı.

Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı’nın mektubu şöyle:: “14 Aralık günü gazetemi

de hedef alan medya operasyonuyla 120 saat gözaltında tutulduktan sonra hiçbir

somut delil bulunmadığı için serbest bırakıldım. Hakkımda yapılan suçlamanın

gazetecilik olup olmadığı tartışıldı.Youtube‘da yer alan mahkeme salonundaki

savunma görüntülerim açıkça ispat ediyor ki, ‘iki köşe yazısı ve bir haber’ nedeniyle

suçlanıyorum. Hâkimin ‘Evet, iki yazı bir haberden dolayı yargılanıyorsunuz’ ifadesi

ortaya koymuştur ki, bu soruşturma basın özgürlüğünü doğrudan hedef almaktadır.

Şu anda adli kontrol ve yurtdışına çıkış yasağı şartıyla serbest durumdayım. Ancak

savcı, tutuklanmam yönünde itirazda bulundu. Bu arada sosyal medyada önceki

birçok iddiası gerçek çıkmış kaynaklara göre,

1- Devletin en tepesinden hâkimlere ‘Ekrem Dumanlı’yı tutuklayın’ şeklinde emir

verildi. Asılsız mektuplar bahane edilerek ‘tutuklayın’ emri yerine getirilecek.

2- Asılsız ihbar mektupları ile gerçekleştirilecek tutuklama sonrası, Zaman

grubuna ve STV yayın grubuna el konulacak ya da kayyum atanacak. Bu hileli yolla

özgür medyanın bir bölümü daha siyasi iktidarın doğrudan kontrolüne geçecek.

Yukardaki ürpertici iddialar, Türkiye’deki hukuksuzluğun hangi boyutlara ulaştığını,

siyasi iradenin istediği an bağımsız medya gruplarına ve şirketlerine bu tür baskıları

nasıl reva görebileceğini ortaya koymaktadır.

Türkiye’de bütün medya kuruluşları ve ticari şirketler artık tehlike altındadır. Basın

özgürlüğü ve fikir hürriyetinin ayakta kalabilmesi için demokrasiye, medya

özgürlüğüne ve evrensel hukuka inanan sizlerin desteğini bekliyor, saygılar sunuyorum.

Kimlere gönderildi?

Söz konusu mektup, BM Genel Sekreteri Ban-Ki Moon, Avrupa Parlamentosu

Başkanı Martin Schulz, Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker,

Avrupa Parlamentosu grubu bulunan siyasi parti liderleri, Avrupa Parlamentosu

Türkiye Raportörü Kati Piri’nin yanı sıra TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve parti

genel başkanlarıyla, basın meslek kuruluşları, TÜSİAD, TOBB, TUSKON gibi  iş

dünyasının önemli çatı kuruluşlarına gönderildi.