Erdoğan’ın Alev Alatlı’ya tanıdığı özel ayrıcalık

alev alevalatlı

 

Cumhurbaşkanlığının yaptığı ve geleneksel hale gelen güzel bir uygulama var. Her yıl belirli alanlarda öne çıkmış isimlere “ Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri” veriliyor.

Geçen yıl  Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün himayesinde yapılan törene damga vura olay Ahmet Kaya’ya ölümünden sonra verilen ödüldü. Bir nevi Devletin özrü ve “iade-i itibarı” gibiydi o tören.

Bu sene ödülleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan verdi. Mekan olarak Köşk yerine Saray’da ağırlandı misafirler. Resmi zevat ve ödül alan,almayan bir dizi isim Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda hazır bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın içinde bulunduğu binaya dönük eleştirilere, “Burası Milletin Sarayı” cevabı vermesi önemliydi. Zira, Türkiye bir ayı aşkın zamandı Saray’ı, maliyetini, odalarını konuşuyor. Erdoğan, uluslararası kuruluşları sorgulamayı sürdürürken buna Nobel’i de ekledi. Bunlar manşet olmaya namzet açıklamalardı şüphesiz.

Erdoğan’ın olduğu bir ortamda zordur ama törene belki de damgayı başkası vurdu. Ünlü yazar Alev Alatlı yaptığı konuşmayla  Erdoğan ve eşi Emine Hanım’ı duygulandırdı, AK Parti’lileri sevince gark etti. Öbür taraftan ne kadar Erdoğan ve AK Parti muhalifi varsa onların da şimşeklerini üzerine çekti. Alatlı’nın, ” Sayın Cumhurbaşkanım siz ve ekibiniz dünyadaki bugün 1.5 milyon Suriyeli’ye kapılarını açtığınız için tarih sizi ayrı bir yere yazacak. Dünya 5’ten büyüktür dediniz ve tüm oligarkları boşa çıkardınız. Bugün George Orwell olsa sizi ayakta alkışlardı. O yetmez Daniel Defoe de kalkar o da alkışlardı. Sizin sahici dostlarınız sanatçılar ve edebiyatçılar arasındandır…” sözleri gün boyu tartışıldı.

Gezicileri hedef alan,” Bir kalem darbesi ile atar ergenleri sokağa döken yazarın yaptığı helal değildir” ifadeleri ise muhalifleri çileden çıkardı. Alev Alatlı’nın Aydın duruşu, kimliği çarmıha gerildi.

Oysa iki tarafı da bilenler için bu konuşma sürpriz sayılmaz. Ünlü yazar Alev Alatlı, Tayyip Erdoğan’la uzun zamandır çok iyi diyalog içerisinde. 17 Aralık operasyonu sonrası kritik süreç dahil  tavrını AK Parti’den yana koyan bir isim Alev Hanım.

Alev Alatlı sadece kitap ve makale yazmıyor. Son 10 yıla sığdırdığı yeni bir uğraşı daha var. İstabul’da yaşıyor ama Nevşehir‘in turistik beldesi Avanos’a bir eğitim tesisi kazandırdı. Alatlı, Kapadokya Meslek Yüksekokulu’nu kurdu, Mütevelli Heyet Başkanlığı sürdürüyor. Yüksek Okul macerasında en büyük destekçisi Cumhurbaşkanı Erdoğan oldu.

2009 yerel seçiminde şöyle bir olay da yaşandı. O günün koşullarında  AK Parti’li İlçe Belediye Başkanı’nın değişeceği tahmin ediliyordu.

Adayların belli olacağı son günlerde Erdoğan’a bir mektup ulaştı. Alev Alatlı’dan geliyordu mektup…

Mektup siyasi içerikliydi. Mevcut Belediye Başkanı’nın başarılı olduğunu ve yeniden aday gösterilmesinin iyi olacağını yazmıştı Alatlı.

O Başkan yeniden aday gösterildi. Ve o tercihte  “temayül oylaması”ndan çok Alev Alatlı’nın mektubunun etkili olduğu konuşuldu günlerce parti genel merkez koridorlarında.

Aslında Erdoğan ile Alatlı’nın  anlaşamayacakları bir alışkanlık var: Sigara

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nasıl bir sigara düşmanı olduğunu bilmeyen yoktur. Sağlığa zararlı gördüğü için  birinin elinde, cebinde sigara gördü mü hemen devreye girer.

Kaç kişiye sigarayı “zorla” bıraktırmıştır? İçişleri Bakanı Efkan Ala‘ya Batman Valisi olduğu günlerde sigara paketinin üzerine  “sigarayı bırakıyorum” yazısıyla tarih attırmıştı.

Erdoğan’ın tavsiye ve ‘taahhüt’le sigara bıraktırdığı siyasetçi, bürokrat çoktur. Sanırım o sigara paketleri bir yerlerde biriktiriliyor.

Erdoğan’ın yakın kurmaylarından tiryakiler yok değil! 30 yıllık yol arkadaşı Hüseyin Besli gibi bir türlü sigaradan koparamadığı  bir kaç isim var mesela.

Buna rağmen hiç kimse Erdoğan’ın yanında sigara içmez. Hatta, aynı ortamda bulunacaksa sigara dumanının elbisesine sinmemesine de özen gösterir.

Alev Hanım’a gelince…

O ise  iflah olmaz bir tiryaki. Yıllardır sigara kullanıyor. Bir söyleşide, sigaraya tutkusunu ” Sadece pis bir alışkanlık sigara benim için. Bir paketten fazla içiyorum bir günde. Şimdiye kadar bırakmayı denemedim” sözleriyle açıklamış.

Alev Alatlı o ödül konuşmasını yaptığı saatlerde  Devlette önemli görevlerde bulunmuş bürokrat bir dostumuzla yemekteydik. Tartışılan o konuşmaya hiç şaşırtmamıştı.

Alev Hanım’ın  Cumhurbaşkanı nezdinde özel bir ayrıcalığını anlattı.

Öyle bir imtiyaz ki…Ne bakanlar ne danışmanlar sahip bu ayrıcalığa!

Erdoğan‘ın yanında rahat bir şekilde  sigara içebilen tek insanın Alev Hanım’dan başkası değilmiş.

Nereden biliyorsun?” dememe fırsat bırakmadan gözüyle gördüğü, kulağınla duyduklarını aktardı.

2010 yılında yapılan bir düğünü anlattı.

Belçika’nın ilk başörtülü milletvekili olan Mahinur Özdemir, AK Parti’de danışmanlık yapan  Rahmi Göktaş’ın düğünü.

Erdoğan “kızı” gibi gördüğü Mahinur Özdemir’in nikah şahidi. Eşi ve aile fertleri de düğünde.

O düğüne katılan isimlerden birisi olan Alev Alatlı.  Alev Hanım,  Başbakan Erdoğan ile aynı masaya oturuyor.

Paketten çıkardığı sigarayı yakıp tüllendirince herkes şaşırıyor!

Erdoğan ise gayet rahat. Ne bir tepki ne de müdahale! Etrafındakiler duyacak şekilde ve gülerek, “Yanımda sigara içmesine tahammül edebildiğim tek insan Alev Hanım” diyor.

Alev Alatlı o gün de Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yaptığı konuşmadan farklı bir tavır sergilemiyor. Erdoğan’a takdir hislerini dile getiriyor: “Katılmadığım görüşleri olsa da duruşunu,insanlığını seviyorum.Oyumu da veriyorum” diyor O da .

Son söz: Alev Alatlı’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a övgüler düzmesini bugünkü konjonktüre ya da ödül almasına bağlamak mantıklı değil. Sanat dünyasında örneği az görülebilir ama Alev Hanım, epey bir zamandır Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a destek veriyor ve bunu açıklamaktan da imtina etmiyor.