Şok iddia: “Erdoğan, CHP’ye hükümet kurma görevi vermeyebilir”

koalisyon

“Koalisyon görüşmelerinin ön görüşmeleri tamamlandı. AK Parti ve CHP heyeti 5’nci kez buluştu.

Bir sonuç çıkmayacağı en baştan belli olan görüşmelerin her biri fevkalade ‘olumlu’ geçti!

Zaten iktidarın amacı “keşif” yapmak değil miydi?

Muhalefet ise ‘oyun bozan’ olmadığını göstermek zorundaydı.

Herkes rolünü oynadı. İki parti de bu ‘siyasi eziyet’ ten kurtulmak üzere.

Darısı bizim gibi sade vatandaşlara…

Niye mi?

Maksat hükümet ortaklığı ise kimin, kimle olup olamayacağını kestirmek zor olmaz.

Nihayetinde aynı ülkede yaşayan partilerin uzlaşacağı ya da uzlaşamayacağı noktalar bellidir.

Oturur 1hafta olmadı 10 günde işi bitirirsin. Öyle ya da böyle!

Başbakan Ahmet Davutoğlu’na hükümeti kurma görevi verileli tam 25 gün olmuş.

Cumhuriyet tarihinde böyle adına görüşmenin ön görüşmesi denen süreç yaşanmadı.

Daha ortada resmi bir teklif bile yok.

Bir dizi belirsizlik var.

AK Parti ve CHP heyeti 5 görüşmenin raporunu liderlerine sunacak ve umulur ki iki lider yeniden buluşsun. Görüşecekler mi, bilmiyoruz!

Yetki ve sorumluluğu üstlenen Başbakan Davutoğlu, Kılıçdaroğlu’na resmi teklif yapar mı, belli değil.

Yaptı farzedelim. Bu sefer yine heyetler arası görüşmelere geçilecek ve bir ay sonra müzakerelere başlanmış olacak.

AK Parti/CHP koalisyonunun olmayacağı yani malumun ilanı deklare edilirse ne olacak?

MHP’de bu işe gönülsüz ise beklenen odur ki ‘hükümeti kurma görevi’ CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na verilsin.

Verilir mi, o da belirsiz…

Son günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’na görevi vermeyebileceği yüksek sesle konuşulur oldu. 28 Şubat sürecinde Süleyman Demirel, “Sayısal değil siyasal ağırlık önemli” diyerek görevi RP ve BBPnin desteğini alan Tansu Çiller yerine Mesut Yılmaz’a vermişti.

Burada durum farklı!

Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na vermediği hükümeti kurma görevini Bahçeli ve Demirtaş’a da vermeyecek.

Bu saatten sonra Erdoğan’ın yeni bir hamlesini bekleyebiliriz. Oyun bozan görünümünde olmak istemeyeceği için liderlere yeni bir çağrı ya da zirve girişiminde bulunabilir. Bütün partilerin enerjisini yoğunlaştıracağı iki başlık öne çıkıyor.

Bu koalisyon niye kurulamadı? Sorusuna cevap hazırlayacaklar.

Her parti kendini savunurken faturayı rakibinin masasına bırakacak argümanlar geliştirecek.

‘Oyun bozan’ın ya da ‘beceriksizlik’ yapanın kim, kimler olduğunu kim iyi anlatırsa avantaj sağlayacak ya da zararını aza indirgeyecek.

Ve partiler ivedi bir şekilde seçime hazırlanacaklar. Bakmayın siz koalisyon görüşmeleri görüntüsüne şimdiden çalışmalara başladılar.

Seçim beyannamesi yazımına başladığı bilgisi geliyor bazı partilerin.

Sandığın tarihi için favori 22 Kasım tarihi. Plase 3 ya da 10 Nisan.

Seçime yine AK Parti Hükümetiyle gideceğiz böyle devam ederse.

TBMM’den seçim kararı alınsa dahi bazı belirsizliklerin giderilmesi gerekiyor.

Bu bir ‘yeniden seçim’ ise AK Parti’nin ‘3 dönemlikler’ denen isimleri aday olabilecek mi?

Ya da CHP’de önseçimle gelenler yeniden aday gösterilebilecek mi? İki konu da ihtilaflı. AK Parti’nin tüzük değişikliği yapması gerekli. CHP’nin belki de yeniden önseçime gitmesi gerekecek.

Ya da hiçbir tartışmaya mahal bırakmamak için Meclis’ten kanun çıkarılacak.

Her yönüyle belirsiz ve tuhaf günler yaşıyoruz.”

(Ömer Şahin-Meydan)