Bahçeli’den muhaliflere zehir zemberek sözler!

devletbahceli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, muhaliflerin mahkemeye açtığı dava sonucunda parti yönetimine kayyum atanmasına çok sert tepki gösterdi. Mahkeme kararına saygılı olduklarını ve Yargıtay hakkını kullanacaklarını vurgulayan Bahçeli, “Bunlar 40 fırın ekmek yeseler, ağızlarıyla kuş tutsalar yine de MHP’yi kafalarına göre tanzime edemeyeceklerdir. Bu davanın hamuru şehit kanıyla yoğrulmuştur. Bu ucubeler başka kapılarda gezip de nereye gitmiştir? Bizim paralele teslim edecek bir partimiz yoktur!” dedi.

Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşuyor. MHP lideri Bahçeli’nin konuşmasından satırbaşları şöyle:

“Yeni bir karanlık devrin müessir sonuçlarını yaşıyoruz. Akıl, iman ve insaf yolundan sapılmasının Müslüman coğrafyasında ne tür belalara ortam açtığı yakinen görülmektedir. Manevi bir buhran hali adeta egemenlik kurmuştur. Müslüman görünümlü münafıklar İslam coğrafyasının mağlubiyetine hizmet etmektedir. Haçlıların yapamadığı ne kadar kötülük, kalleşlik varsa din bezirganları tarafından etap etap gerçekleştirilmektedir. Bu hazin gerçek kaygı vericidir.

İslam toplumlarının bugünkü krizi efendimizi samimiyetle özümsemekten uzak olmalarıdır. Peygamberimiz neyi yasaklamışsa şu anda tam tersi yaşanmaktadır. En vahşi cinayetler İslam adına işleniyorsa, mezhepçilik kanser hücresi gibi yayılıyorsa ortada devasa bir problem var demektir. Tevhid Allah’ın varlığına birliğine imandır. Vahdet ise bir olmaktır.

İsyan ve ihanet kumpasına tepki göstermek için neyi bekliyoruz. Ortadoğu coğrafyasına bakınız. Göreceksiniz ki adalet yoktur. Kardeşlik laftadır. Birlik ve beraberlik duyguları ağır hasarlıdır. Bunların yerine savaş vardır. İtilaf egemendir. Düşmanlık diz boyudur. İkilik hat safhadadır. Müslümanın Müslümanı katlettiği bir dünya cehennem değil de nedir?

Buna karşılık batıya uşaklık yapmakta rahatsızlık duymayan krallar İslam toplumlarını sömürmektedir. Kral İstanbul’a ayak basmadan yüzlerce lüks araç hizmetine tahsis edilmiştir. Bu çelişki yumağı tevhid inancıyla bağdaşmakta mıdır? Tevhid müsrifliğin karşı cephesidir.

İslamiyeti terörle ilişkilendirmeye çalışan kim varsa elinde hançer, silah varsa vahşete Allah kelamıyla hizmet eden kim varsa sapkındır, katildir. İblisle söz kesmişlerdir.

Siyasetteki kördüğüm ve kayıkçı kavgası milletimizin esas beklentilerini gölgelemektedir. Siyasete hakim olmasını ümit ettiğimiz nezaket yerine kaba üslüp gelmiştir. Türkiye’nin ortak çıkarlarını gözetmekten aciz siyaset esnafı huzursuzluğu derinleştirmektedir. İktidar ile anamuhalefet partisi arasında hakaret yarışan cumhurbaşkanının da eklenmesi üzüntü vericidir. Cepheleşmenin acı faturası her seferinde vatandaşa çıkmıştır.

Ahlak ve adalet bunalımı sürekli kamçılanmaktadır. Devlet adeta başıboştur. Siyasi tansiyondaki yükseliş, iktidar partisindeki pervasızlık ülkemizi uçuruma süreklemektedir. Devletin malı deniz mantığı öne çıkmaktadır. Kanunsuzluk revaçtadır. Suç ve suçluları caydıracak adalet mekanizmaları çalıştırılmamaktadır.

Bu vatan haini milli sırları kişisel menfaate dönüştürmeye cesaret edecek kadar gözü kararmıştır. Söz konusu hainliğin başka işbirlikçileri olup olmadığı benzeri ihanetlerin gerçekleşip gerçekleşmediği açıklığa kavuşturulmalıdır.

50 milyon vatandaşa ait kimlik bilgilerini içeren veri tabanı Romanya kökenli bir siteden dünyaya yayılmıştır. Bu tam bir skandaldır. mahrem bilgilere bilgisayar korsanları nasıl ulaşabilmiştir? Sayıları 50 milyona yaklaşan vatandaşın kişisel bilgileri kimlerin eline geçmiştir?

AKP hükümeti iddiaları yavaştan almıştır. Konu milli güvenliğimizi ilgilendirmektedir. Türkiye yeni yetme bir ülke değildir. Türkiye üç beş suç örgütünün avucuna düşmeyceek kadar onurlu bir devlettir. Böyle bir devlet idaresi nerede görülmüştür. Türk milletinin özeline kast etmek kimlerin harcıdır? AKP hükümetinin millietin kimliği aşırılırken ruhu bile duymammıştır. Kimliksiler için kimlik bilgilerinin önemi olmayabilir. Türk milletinin milli kimliği vardır. Ve bunlara da el uzatanın eli kırılmalıdır. Konu ile ilgili başlatılan soruşturma sonuna kadar götürülmelidir.

Erdoğan’ın ABD ziyareti hakkında geçtiğimiz hafta kanaatlerimi paylaşmıştım. Bu ziyaretlerin ardından çok yorunlar yapılmıştır. Hangi haberin doğru olduğunu bilmemiz doğru değildir. Gündeme yansıyan bilgilere bakarsak ülkemize 40 km uzaklıkta bulunan Menbic’in PYD’ye teslim edilmemesi yolundaki beklentiye ABD’nin sıcak bakmadığı anlaşılmıştır. Ama bunun karşılığı bilinmemektedir.

PYD’nin ana amacı Suriye’nin kuzeyini tümüyle kontrol altına almaktır. Görüldüğü kadarıyla ABD süreç ihanetinin tekrar başlatılamsı konusunda bir dayatma içindedir. ABD’nin Ankara Büyükelçisi sorunlu açıklamalarını sürdürmüştür. PKK’nın elebaşlarından biri ABD’nin arabuluculuğunu önermiştir. Erdoğan ABD’deyken bu teklifler iletilmiştir. Geçen hafta ABD vatandaşlarını uyararak tehditler olduğunu duyurmuştur. ABD ne yapmaya neyin altyapısını kurmaya çalışmaktadır? Arabuluculuk teklifini yapmaya ne hakkı vardır. ABD, PKK’nın çöpçatanı olacak kadar Türkiye düşmanı mıdır?

Barzani bağımsızlık ilan edeceklerini söylemiştir. Hükümetten buna bir tepki gelmemiştir. Barzani’nin etrafında etten duvar örecek kadar şuur kaybına uğramışlardır.

Sayın Davutoğlu serok oldun bunu anlayalım diyelim. Milliyetçilikle hesaplaşma vakti geldi dedin. Ama Mehmetçik katili Barzani’ye siper olduğunu buradan serokluktan çürüklüğe, oradan da peşmerge zabitliğine geçmeyi nasıl açıklayacaksın. Sana mı kaldı peşmergeyi korumak?

Diyarbakır-Erbil arasında uçak seferlerinin başlaması başbabakan’ın başka bir gafletidir. Yeniden müzakere süreci başlayabilir demesi küresel dizayn faaliyetinden bağımsız düşünülemeyecektir. Arabulucuk ısrarları Davutoğlu’nun müzakre sürecine tutunması hayra alamet değildir. Hem teröristlerin peşine düşülecek hem de Barzani’ye kol kanat gerilecektir!

MHP ile uğraşılması boşuna değildir. MHP ayak oyunlarına hazırlıklıdır. Her musibeti def edecek cesarettedir. Türk milletine kin duyanların MHP ile ters düşmesi de olağandır. Aksi takdirde bizden şüphe duyulmamalıdır. Biz oranlarda değil gönüllerdeyiz. Yüzdelerde değil, Türklüğün yüz akıyız.

Sorumluluktan kaçan kim varsa aynı mevzide toplandılar. Kimisi okyanus ötesine uyum bağlamış, imza toplama deryası başlamıştır. Samimiyetle ifade ediyorum. İmza veren her kardeşim benim için değerledir. Anlamadığım ve asla anlayamacağım önplandaki çığırtkanlar MHP’yi bir plan çerçevesinde etkisizleştirmek isteyenlerdir. Bunlar 40 fırın ekmek yeseler, ağızlarıyla kuş tutsalar yine de MHP’yi kafalarına göre tanzime edemeyeceklerdir. Bu davanın hamuru şehit kanıyla yoğrulmuştur.

Doğru, adil olması kaydıyla hukuka her zaman riayet ederiz. Bundan sonra da sırayı Yargıtay safhası alacak. Bize AKP’nin stepnesi, bastonu diyenler şimdi ne diyecekler? Hangi mahkemenin leyhimizde karar vermesi için gerekli girişimlerde bulunulmuştur? Bu ucubeler başka kapılarda gezip de nereye gitmiştir? Bizi paralele teslim edecek bir partimiz yoktur!

İstenen büyük kurultay ise bu yılın ocak ayında belirlenen 18 Mart 2018 tarihini herkes sabırla beklemelidir. Bir iddiası olan, kendine inanan kim varsa 18 Mart 2018’de ülkücü hareketin karşısına çıkabilecektir. Bunun dışında olağanüstü kurultay yoktur, yapılmayacaktır. Olağan takvimi beklemek yerine olağanüstü kurultay beklemekte samimiyet aramamalıyız. Şimdiden yapay bayram havalarına tevessül edenleri tek tek fark ediyorum. MHP’ye nüfus etmek isteyen okyanus ötesi kaçkınlarının paralel artıklarının mutluluğunu da izliyorum. Kendi kurumlarına kayyum atandığında kıyamet koparan zümreye diyorum ki bugüne kadar ne yaşadıysanız müstehaktır. Bunlar ikiyüzlüdür. Bunlar dini paraya dönüştüren ABD’nin kuklası, islamiyetin yüzkaralarıdır. Kimse boşuna heveslenmesin. Bulanık suda balık avlamasın. Bizde tertiplere tamam diyecek acziyet yoktur.

Türkiye’nin onca gündemine rağmen tartışmaların odağında MHP’nin yer alması partimizin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Ankara, Washington, Pensilvanya arasında MHP düşmanlığının üçgeni kurulmuştur. Kurultay tavirleri kılığında işbaşındalar. MHP’yi geçmişte harekete geçirmek isteyen grup başarısızlığa uğramıştır.
Olağanüstü kurultay komplosu paralel örgütü siyasalaştırma stratejisidir. Partimizin dinamiklerini yok sayan, geleceğini tehlikeye sokan kirli bir süreç devrededir. Biz buna asla suskun kalmayacağız. Müsaade de etmeyeceğiz.”

 

kaynak: Habertürk